Aklın yolu için uyarılar

TÜSİAD'a yapısı dolayısıyla "kuşkuyla" bakan, söylediklerini ihtiyat payı bırakarak dinleyen çoktur. Ancak bu "büyük patronlar örgütü" son yıllarda çok önemli çıkışlar, uyarılar yapmış, kamuoyunu aydınlatacak çalışmalar gerçekleştirmiştir

Haberin Devamı

TÜSİAD'a yapısı dolayısıyla "kuşkuyla" bakan, söylediklerini ihtiyat payı bırakarak dinleyen çoktur. Ancak bu "büyük patronlar örgütü" son yıllarda çok önemli çıkışlar, uyarılar yapmış, kamuoyunu aydınlatacak çalışmalar gerçekleştirmiştir. TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Konseyi" adını verdikleri kurulu dün yine toplandı ve bugünün en temel meselelerini tartıştı. TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan ile Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan'ın yaptıkları konuşmalar, şu anda Türkiye'yi yönetenler ve ülkenin geleceğini etkileyecek konumda olan herkes için çok önemli uyarılar taşıyordu. Bu uyarıların ana ekseni, sorunların geniş uzlaşmalarla çözülmesi, gerilim ve kuşku yaratacak girişimlerden vazgeçilmesidir. Örneğin Orman Yasası ortaya atılmış, hayali bir hesap üzerine kurulu ve orman talanına yol açma kuşkusunu artıran bir girişimle yine siyasi ve toplumsal bir gerilim yaratılmıştır. Aynı durum orta öğretim, imam hatipler ve YÖK kanunu ile ilgili tartışmalar için de söz konusudur. Orta öğretim ve imam hatiplerle ilgili çözüm de bellidir. İmam hatip liselerinin "ihtiyaç fazlası" olanları normal liseye çevrilir, sorun biter. TÜSİAD toplantısında, orta öğretimle ilgili olarak getirilen öneri de sorunun daha çabuk, daha etkin ve ileriye dönük çok önemli bir yatırım olarak çözümü için dikkate alınması gereken bir öneridir. Bu, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması önerisidir.

Boşuna kavga lüksümüz yok
Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması, okula gönderilen çocukların sayısının artmasını sağlamıştır. Batı'da 9-11 yıl olan zorunlu eğitim süresinin Türkiye'de 12 yıla çıkarılmaması için hiçbir neden yoktur. Bir tek sıkıntı vardır, o da "maddi" sorundur. Sayıları tekrar etmeye gerek yok. Türkiye, bütçesinde milli eğitime oran olarak en az kaynak ayıran ülkelerden biridir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ve şu anda aday olan bütün ülkelerde, devlet bütçelerindeki eğitimin payının ortalaması ne yazık ki, bizimkinin iki katıdır. TÜSİAD yöneticileri başka şeyler de söylüyorlar: Kara para... Yolsuzluk... Bunların üzerine gidecek siyasi kararlılık... Yargının çalışmaması... Vs. Bunlar söyleniyor, söyleniyor, tekrar söyleniyor... Bütün bunların çözümü de ortadadır. Türkiye'nin Avrupa Birliği yolunda en kararlı biçimde ilerlemesi ve bunun gereği olan siyasi iradenin kamunun ve toplumun bütün alanlarında kendi ağırlığını koyması. Önemi olmayan konuları tartışarak, bunlar yüzünden kavga ederek kendi kendimize çelme takma lüksümüz artık hiç kalmadı.

DİĞER YENİ YAZILAR