Geçen hafta 150 imza ile yapılan "silahı bırak" çağrısına dün de 300 imza katıldı. Bu imzaların çoğunluğu Kürt kökenli Türk vatandaşlarının imzalarıdır.
Bu "silah bırak" çağrısının toplumun geniş kesimlerinin isteğini karşıladığını bilmek için kamuoyu araştırmaları yapmaya gerek yok. Kan dökülmeye devam edilmesini akıl sahibi hiç kimse istemez. Kan dökülmesini isteyenler ya akıllarını kaybetmişlerdir ya da "savaş" durumunun devamından çıkar sağlamaktadırlar.
Gerçek barışın sağlanmasının birinci adımı, hiç tartışmasız PKK'nın ya da kendisine şu anda ne ad veriyorsa; silah bıraktığını ve kendisini lağvettiğini açıklamasıdır.
Tabii bu açıklamanın inandırıcı olması da şarttır. Eğer "böyle bir açıklama yaparız ve karşıdan adım bekleriz" mantığıyla gidilir, yani sadece açıklama ile yerinilerek bir "müzakere" durumu beklenirse sonuç alınması yine güç olacaktır.
Yapılacak böyle bir açıklamanın, "barış" kararının samimi ve gerçek olduğuna inanılmasını bazı koşullar sağlayacaktır. Bunların bir yanında hızlı bir şekilde şiddete yönelen gösterilerin, her türlü provokatif faaliyetin durdurulması, buna yönelecek olanların karşı müdahale beklenmeden engellenmesi de vardır.
* Şu anda Van'da ve ona bağlı olarak İstanbul'da görülen olaylar zincirleme tepkiler yumağı haline dönüşmeden durdurulmak zorundadır.
İyi değerlendirilmeli
Bütün Türk halkının yeni bir dönemi istediğine kuşku yok. Demokratikleşme adımlarına verilen destek de bunun en büyük kanıtı.
Yeni dönem hazırlanırken, "kamu"ya ve kamu adına karar alanlara da büyük görev düşüyor.
* Her gelişmede sağduyunun egemen olması, her durumda zincirleme tepkilerin oluşmasının engellenmesine yönelik bir zihniyetin egemen olması "kamu düzenini" korumakla görevli ve yükümlü olanlardan beklenecektir.
Terör bütün Türkiye'ye çok insan kaybettirdi, çok zaman kaybettirdi, çok para kaybettirdi. Türkiye kaybederken bu ortam sayesinde "kazananlar" da oldu. Geçen dönemde, silahların egemen olduğu dönemde kimlerin ne kazandığı sır değil.
Ancak sağduyunun sesi baskın çıktıkça kazanan artık bütün Türkiye olacaktır.
* Geçen hafta yapılan 150 imzalı "silah bırak" çağrısının Ankara'da; iktidardaki ve Meclis'teki ve siyasi partilerde pek bir yansıması olmadı.
* Bu çağrıya yapılan 300 imzalı desteği Ankara'nın görmesi, iyi değerlendirmesi gerekiyor. Kısır döngüler içine sıkışmış siyasi yapının geleceğe yönelik görevlerinin önemli bölümü de bu çağrıların içindedir.
Aklın yolu
Geçen hafta 150 imza ile yapılan "silahı bırak" çağrısına dün de 300 imza katıldı. Bu imzaların çoğunluğu Kürt kökenli Türk vatandaşlarının imzalarıdır
Haberin Devamı

