Akıl var akıl var

Dervişin biri devesini iyice yüklemiş, önüne geçmiş, çekerek yürüyordu. Devenin iki yanında iki koca çuval asılıydı, öyle kocaman çuvallardı ki böyle yüklere alışkın olması gereken deve bile zorlanıyordu...

Haberin Devamı

Dervişin biri devesini iyice yüklemiş, önüne geçmiş, çekerek yürüyordu. Devenin iki yanında iki koca çuval asılıydı, öyle kocaman çuvallardı ki böyle yüklere alışkın olması gereken deve bile zorlanıyordu.
Bir ara soluklanmak için durdular, bir gölgeye oturdular. O sırada dervişin yanına bir adam yaklaştı, sohbete başladı.
Nereden gelip nereye gittiğini sordu. Sonra da devesinin yükünü sordu.
Derviş söyledi:
"Çuvalların birinde buğday var diğerinde ise kum..."
Adam şaşırdı:
"Neden kum?"
"Çünkü tek tarafında buğday yüklüyken daha fazla zorlanıyor, yürümesini şaşırıyor. Bu yüzden aynı ağırlıkta kumu da başka bir çuvala doldurup öteki yanına astım..."
Adam bir an düşünmüş ve şöyle demiş:
"Öyle yapacağına buğdayı iki çuvala bölseydin de, zavallı deve iki katı ağırlık taşımak zorunda kalmasaydı..."
Bu kez düşünme sırası dervişe gelmiş. Düşünmüş, düşünmüş sonra konuşmuş:
"Gerçekten haklısın, boşu boşuna hayvana o kadar eziyet etmişim..."
Sonra da tekrar adama dönmüş:
"Sen bu kadar akıllı olduğuna göre bu köyün bilgesi olmalısın..."
"Hayır"demiş adam, "Ben de bu fakir köyde yaşayan bir çiftçiyim..."
Dervişin soruları devam etmiş:
"Peki senin kaç deven var?"
"Benim hiç devem yok..."
"Peki kaç eşeğin var?"
"Bir tek garip bir eşeğim var..."
"Toprağın ne büyüklükte?"
"Bu köydeki herkesin birer küçük parça toprağı vardır. Benim de küçük bir toprağım var, burada yetiştirdiklerimle kendimin ve ailemin karnını ancak doyuruyorum..."
Derviş yine düşünceye dalmış, sonra sormuş:
"Demin bana söylediğinden ben senin akıllı bir adam olduğunu sanmıştım..."
Adam biraz bozularak, "tabii ki akıllıyım" diye cevap vermiş.
Derviş sözünü tamamlamış:
"Bu nasıl akıldır ki kendine hiçbir faydan yok... Ne deven var ne de doğru dürüst bir eşeğin... Küçük toprağınla yarı aç yarı tok yaşıyorsun... Senin kendine faydası olmayan aklının bana ne faydası olacak ki... Haydi git yoluna... Ben senin aklına uymayacağım, devem de buğdayla birlikte kumu taşımaya devam edecek... Korkarım senin bu aklına uyarsam ben de senin durumuna düşerim..."
Bu hikâyeden şu sonuçlar çıkarılabilir:
Kendi aklın varsa önce kendine faydalı ol. Dervişin söylediği gibi, kendine faydası olmayan akıl başkasına da faydalı olamaz...
Akıllıca bir söz nereden gelirse gelsin, ondan faydalanmaya bak, o aklın fikrin sahibi kendine faydası olmayan biri olsa da fikri senin için faydalı olabilir...
Fikrin kimden geldiğine değil kendisine bak...

DİĞER YENİ YAZILAR