Ağır teftiş

Uluslararası Para Fonu'nun, teftişe gelen ismi üstten ikinci yetkilisidir ve icraatın başındaki kişidir. Bu, teftişin ağırlığını gösterir. Yani Türkiye'nin son krizden çıkmasını sağlayan 30 milyar dolar borcu verenler bazı "olumsuzluklar" hissetmişlerdir.

Haberin Devamı

Uluslararası Para Fonu'nun, teftişe gelen ismi üstten ikinci yetkilisidir ve icraatın başındaki kişidir. Bu, teftişin ağırlığını gösterir. Yani Türkiye'nin son krizden çıkmasını sağlayan 30 milyar dolar borcu verenler bazı "olumsuzluklar" hissetmişlerdir.

Türkiye, Uluslararası Para Fonu ile bu tür ilişkisi devam eden birkaç ülkeden biridir. Bu kuruluşun işlevi ve çalışma tarzı, bir süredir değişen koşullar içinde "aşılmış" görülmektedir. Ancak Türkiye halen 30 yıl önce geçerli olan bir ilişki sistemi içinde kalmaya kendini mahkûm etmiştir.

Neden güvenmiyorlar...
Bu mahkûmiyetin birinci nedeni Türkiye'nin ekonomik ve siyasi yapısına olan güvensizliktir. Türkiye siyasi olarak da ekonomik olarak da bir uçtan öbür uca gidebilme potansiyeline sahip bir ülke olarak görülmektedir.

Güvensizlik, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik yönetiminde "devamlılık" ve "kararlık" olmayışından kaynaklanmaktadır.

IMF'in sıkı denetimi altında yürüyen ekonomik program önce "hastanın yaşam fonksiyonlarının işletilmesi"ne dayanmaktadır.

Buna rağmen Türkiye'yi yönetenler kısa vadeli siyasi hedeflerle "rehabilitasyon" programını bozmaya pek heveslidirler.

Bu, ağır komadan çıkmış bir hastaya "bir taneden bir şey olmaz" diye sigara vermek gibi bir şeydir.

Aynı mantık yüzünden, program sıkı tutulup hastanın daha kısa sürede canlanması sağlanacak yerde tedavide gedikler yaratılmakta ve ayağa kalkma süresi uzatılmaktadır.

IMF neyi görüyor...
Emeklilere yapılan 75-100 milyon liralık zam aynı mantığın ürünüdür.

Bu zam şu anda büyük bir kitleyi rahatlatmış görünebilir. Ama enflasyon ve kamu açıkları halledilmedikçe bu zam birkaç ay sonra yine sıfırlanacaktır. Emeklilerin durumunda gerçekte hiçbir iyileşme olmayacaktır.

Dünyanın en pahalı benzinini Türk halkı tüketmektedir. Çünkü devlet kendi açığını bu maddeden aldığı dolaylı vergilerle kapatmaya çalışmaktadır. Böyle olunca otobüs de pahalıdır, dolmuş da pahalıdır, taksi de çok pahalıdır.

Sonuçta otobüs biletinin ücreti bile bir emekli için önemli olacaktır.

IMF yine ağır bir teftiş yapıyor. Çünkü Türkiye'yi yönetenlerin meselelere uzun vadeli gerçek çözümler açısından bakmadığını görüyor.


Karşılama törenleri
Birkaç yıl önce Ankara'da üst düzey bir bürokrat şöyle yakınıyordu: "Bizim günlük çalışmamız hep 4 saat eksiktir. Günde iki kez bir karşılama ya da yolcu etme töreni için havaalanına geliriz. İki kere git, gel, bekle, eder 4 saat. Girmezsen de olmaz. Saygısızlık diye görürler, tavır diye görürler."

Eski Doğu Avrupa geleneğinin ürünü olan karşılama ve uğurlama törenlerine bakıldığı zaman, bu kadar insanın aslında önemli bir işi olmadığını düşünmek çok doğal.

Tören ve gereksiz protokol merakı kalktığı zaman bir kısım zevatın gerçekten önemli bir işi olmadığı da ortaya çıkacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR