Adam yerine konmak

Haberin Devamı

Neredeyse yüz yıllık şartlanmaların ardından bakıldığında Cumhurbaşkanı Gül’ün Diyarbakır gezisinin gerçek önemini anlamak kolay olmayabilir.

Ülkenin cumhurbaşkanı, o ülkenin bir şehrine gidiyor ve bu günlerce “büyük haber” oluyor. Bu geziye kızanlar da var ama ziyaret edilen yer, bu ülkenin bir şehri, bir il merkezi...

***

Diyarbakır’da Cumhurbaşkanı’nın ağzından çıkan her cümle büyük dikkatle izlendi. Aslında çok farklı bir şey söylemedi, ama “orada”, doğrudan, canlı olarak “onlara” konuştu.

Sokaklarda dolaştı, büyük ilgi gördü. Geziyi izleyen bir yazar, “korumasız bile dolaşabilirdi” diye yazdı.
İnsanlar Gül’e büyük sevgi gösterdi. Bir ülkenin vatandaşlarının kendi cumhurbaşkanlarını sevmesi doğal değil midir?

Ama bu sevgi “orada” gösterildiğinde büyük haber oldu.
Cumhurbaşkanı Gül, yılın son iki gününü Diyarbakır’da geçirerek “açılım”a en büyük katkılardan birini sağladı. Ülkenin en üst düzey yetkilisi olarak o insanlara“adam yerine konulacakları” güvencesini verdi.
Basit “popülist” bir üslubu asla kullanmadığı için inandırıcı oldu.

Adam yerine konulmak, bir insanın insan olarak isteyebileceklerinin en temelinde yer alan çok sade ve çok insani bir istektir.

En az yetmiş yıl boyunca, kendisine sürekli olarak “sen yoksun”, “senin dilin yok”, “sen dağda dolaşan Türk köylüsüsün” denilen insanların en büyük isteğinin “adam yerine konulmak” olması da son derece doğal bir durumdur.
“Bunları kabul edersen düzenin içinde yerin olur” denilmiş insanlara “sen kendi dilin ve farkınla varsın” denildiğinde bu insanların gösterdiği olumlu tepki ve sevginin ardında herhangi bir “siyasi komplo” aramak da o insanları hâlâ “adam yerine koymama”nın başka bir görüntüsüdür.
Cumhurbaşkanı’nın Diyarbakır’da önceki devlet büyükleri gibi orduevinde değil de ilk kez bir otelde uyumuş olması da “ben sizi sayıyorum o zaman sizden neden korkayım” demektir ki bu da o insanları gerçek anlamıyla adam yerine koymaktır.

Cumhurbaşkanı Gül bu gezisiyle yılın “finalini” insanı; insanların adam yerine konulmasının, kendilerini güven içinde hissetmelerinin değerini öne çıkararak yaptı.
Bu “final”in olumlu etkileri meselenin bütün boyutları üzerinde görülecektir.


DİĞER YENİ YAZILAR