Türk adalet sisteminin, tümüyle siyasetin ve çeşitli güçlerin etkisinden bağımsız olarak işlediğini söyleyenler olabilir.
Şu anda yürümekte olan ya da sonuçlanmış olan bazı davalara bakıldığı zaman ise yargı düzenimiz üzerinde siyasetin ağır gölgesini görmemek mümkün değildir.
Yargı sisteminin tümüyle siyasi iktidardan kurtulmasını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmadığı gibi, bunların konuşulması bile engellenmektedir.
Dava adı, karar adı vermek yasalara aykırı. O zaman aynı soruyu "ilgili" herkes kendisine sormalı: Adaletin üzerinde siyaset gölgesi var mıdır?
Vardır ve bunu "ilgili" herkes biliyor. Sadece "ilgili"ler değil sokaktaki bütün vatandaşlar da bunu biliyor.
* Bu da halkın adalete olan güvenini ciddi şekilde sarsmaktadır.
Muhalefette olan siyasiler bu durumdan hep şiddetle şikâyetçi olur, ama iş başına geldiklerinde durumdan yararlanma güdüsü baskın çıkar.
Şu anda en ağır örnek, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yaklaşımıdır.
Kısır döngü kırılmazsa...
Erdoğan bir şiir okudu ve "siyaseten" mahkûm olup hapiste yattı. Ama aynı Tayyip Erdoğan şiir okuyan başkalarının ya da herhangi bir konuda fikir beyan etmiş olanların hapis yatmamaları için sonuna kadar ağırlığını koymuyor ya da koyamıyor.
Son olarak söylediği, "Ben şiir okudum, hapis yattım, kimse benimle ilgilenmedi; Orhan Pamuk yargılanacak diye bir sürü insan ayaklandı" mealindeki sözlerine bakarak umutvar olmak da pek mantıklı değildir.
Erdoğan "Ben yattım, o da yatıversin" gibi insanlık tarafından çoktan gömülmüş bir mantığı hukuki bir tartışmada kullanarak sorunun özüne fazla yakın olmadığını da göstermiş oluyor.
* Mesele, en üst düzeyden en alta kadar bütün adalet sisteminin her türlü siyasi baskı ve etkiden bağımsız olmasıdır.
İşte o zaman Tayyip Erdoğan şiir okuduğu için hapiste yatmayacak, yargının işleyiş tarzıyla ilgili eleştiri getiren yazarlara dava açılmayacak, Orhan Pamuk ne söylerse söylesin mahkeme önüne çıkarılmayacaktır.
Siyaset-adalet ilişkisi tam olarak koparılmadığı müddetçe en büyük tehlike, sürekli olarak "devri sabık" yaratılmasıdır. Siyasi olarak güçlü olanlar, eski muktedirleri yargı önüne yollarlar, çünkü öncekiler de onlara yargıyı kullanıp baskı yapmışlardır.
Kısır döngü böyle çalıştığı sürece de adalet üzerindeki siyaset gölgesi kalıcı olur. Tıpkı bugün olduğu gibi.
Adalet ve siyaset
Türk adalet sisteminin, tümüyle siyasetin ve çeşitli güçlerin etkisinden bağımsız olarak işlediğini söyleyenler olabilir
Haberin Devamı

