Açılım öncesine dönüş

Haberin Devamı

Kürt açılımında hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bir hedef vardı: Artık anneler ağlamasın, kan dursun. Son günlerde ardı ardına gelen şehit haberleri, açılım öncesine dönüldüğünü gösteriyor.

Açılım başladığında çok geniş bir destek olduğunu biliyoruz. Kökenleri ne olursa olsun çok geniş bir vatandaş kitlesi “akan kan dursun” dedi. Ama durmadı.

Son günlerde artan terörist saldırılara gelmeden önce, yetkililerin “açılım devam ediyor” demesine rağmen Güneydoğu’daki geniş tutuklamalar yapılmasını hatırlamak gerekiyor. Elleri kelepçeli vatandaşların sıraya sokulmasını hatırlamak gerekiyor. Hatta Kuzey Irak’tan gelenlere davalar açılmasını da hatırlamak gerekiyor. DTP’nin kapatılmasını da, en makul Kürt siyasetçilere yasak getirilmesini de hatırlamak gerekiyor.

***


Ankara “Kürt açılımı” dedi, “demokratik açılım” dedi, ama birçok uygulama, devletin içinde bu açılıma yönelik direncin devam ettiğini de gösterdi.

Çeyrek yüzyıldır, devletin ve devleti yöneten siyasilerin politikası “son destekçiye kadar imha” üzerine kuruldu. Bu politikanın başarısızlığı teslim etmemek artık saflığa bağlanamaz bir durumdur. Bu çeyrek yüzyıl içinde belki yüzlerce kez sorumlu şahıslar “terörün beli kırıldı” demesine rağmen üç kuşak insan dağa çıkmış ve hâlâ asker şehit ediyorsa, bu politikanın başarılı olduğunu iddia edenden kuşku duymak gerekir.

Türkiye’nin Kürt kökenli vatandaşlarının da “artık kan dursun, silahlar sussun” dediğini, bunu yürekten söylediğini açılımın ilk günlerindeki tepkilerden biliyoruz. O zaman “nasıl oldu da bütün bu insanların umutları kırıldı” sorusuna sadece siyasetçi ya da bürokrat sorumluların değil, konuya ilgi duyan herkesin cevap araması gerekiyor.

***


Açılım sonrası ortaya çıkan iyimser, umutlu hava, “AKP ne yapsa ardında başka bir niyet olduğuna” inananlarda ve ateşe körükle gitme politikasına devam etme taraftarlarında burukluk yaratmıştı. Onlar bugün “biz demiştik” diyorlar.

Bunu diyebiliyorlar, çünkü AKP hükümeti açılımı nasıl sürdüreceğine karar veremedi, içerden gelen direnişlere büyük ölçüde teslim oldu.

PKK gibi örgütlerin içinde birden fazla “el” bulunduğu da deneylerle sabittir. Bugün PKK’yı tekrar saldırıya geçiren “el” in hangisi olduğu da bilinmez. Ama ne olursa olsun, hangi “el” tekrar kanlı düğmeye basmış olursa olsun, Ankara açılıma dönmek, terörün iyice marjinal kalmasını sağlayacak “demokratik” adımlara devam etmek zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR