Açık savunma

Haberin Devamı

AKP, kapatılma davasıyla ilgili savunmasını dün Anayasa Mahkemesi’ne iletti. Aynı anda da savunma metni, ilk savunma gibi, kamuoyuna açıklandı.

Savunmanın açıklamasının belki hukuk usulü bakımından bir dayanağı vardır. Ancak bu açıklama ile yetinilmiyor; AKP sözcüleri bütün kanallarda konuşmaya, savunmanın “incelikleri”ni anlatmaya başladı. Herhalde “tartışma” yazılı basında da devam edecek ve oldukça “eşitsiz” bir durum, daha da açık olarak ortaya çıkacaktır.

AKP sözcüleri kendi bakış açılarını, savunmadaki ana dayanaklarını anlatarak kamuoyunu etkilemeye başladı. İddianameye cevap verirken “geri laiklik anlayışı”ndan “İşçi Partisi’den etkilenmiş”e kadar çeşitli görüşler ileri sürmeye devam ediyorlar. Belli ki bu “kamuoyu oluşturma faaliyeti” devam edecek.

***


Başsavcı’nın ya da Anayasa Mahkemesi’nin bu süre içinde kamuoyu önüne çıkıp iddianamedeki suçlamaları ve görüşleri savunması mümkün değildir. Belki medyada az sayıda iddianame yanlısı tavır görülecek ama kimse bu süreçte kalkıp “iddianame sonuna kadar haklıdır, AKP kapatılmalıdır” demeyecektir. Böyle düşünenler olsa bile pek az kimse kendisini Başsavcı’nın yerine koymak densizliğini gösterecektir.

Bu eşitsizlik davanın açılmasından bu yana süregeliyor ve karara yaklaşıldıkça daha da artacak. Kamuoyuna sürekli olarak AKP’nin savunması anlatılacak, bu savunmadaki siyasi, felsefi temeller açıklanacak ve olası bir kapatma kararına karşı kamuoyu etkilenecek.

***


Anayasa Mahkemesi şu ya da bu yönde bir karar alabilir. Ama alacağı karar ne olursa olsun, bu aşamanın öncesinde herkesin kulağında AKP savunmasından en azından birkaç kırıntı kalmış olacak. İddianameyi kimse okumayacak, AKP’nin savunmasını da kimse okumayacak. Asıl “bilgi” kaynağı, televizyon ekranlarında, gazetelerde anlatılanlar olacak.

Usul kanunlarında böyle bir eşitsizliğin ortaya çıkmaması için tedbirler alınmıştır. Ama bu davada bu tedbirler işlemiyor.

Bu eşitsiz sürecin fazla uzun sürmemesi ve kamuoyunun sürekli tek taraflı olarak etkilenmesinin önlenmesi için Anayasa Mahkemesi’nin mümkün olan en hızlı şekilde karar alması en doğrusudur.

DİĞER YENİ YAZILAR