Abdullah Gül

Türkiye'nin yeni başbakanının Abdullah Gül olacağı, bu satırlar yazıldığı sırada kesinleşmiş gibiydi.

Haberin Devamı

Türkiye'nin yeni başbakanının Abdullah Gül olacağı, bu satırlar yazıldığı sırada kesinleşmiş gibiydi. Elbette "Burası Türkiye, son anda her şey olabilir" diye düşünenler olacaktır.
Ancak bu konuda anlamsız bir pazarlık ortamına girilmesinin gereksiz bir gerginlikten öteye bir sonucu olmayacağı da ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Abdullah Gül, Erbakan'ın Refah-Fazilet hareketleri içinde öne çıkmış, daha farklı bir üsluba sahip olması nedeniyle de dikkati çekmiş bir siyasetçidir.
Erbakan'ın çatışma ve gerilim politikalarının hiçbir yere götürmeyeceğini, yakın tanımlardan biri olarak 28 Şubat süreci içinde görmüş, yaşamış ve Refah Partisi içinde muhalefet hareketinin başına geçmiştir.

Siyasi İslam'ın "iç" halleri...
Bu muhalefet hareketinin, Erbakan ve Erbakancı kadrolara ne şekilde muhalefet ettiğini, hangi farklı görüşlerle ortaya çıktığını anlamak kamuoyu açısından pek mümkün olmamıştır.
Çünkü siyasi İslam'ın geleneklerinde, demokratik geleneklerle tamamen zıt bir tartışma üslubu vardır. İçinde olmayan ne konuştuklarını, ne tartıştıklarını pek anlamaz.
Refah Partisi'nin ilk kez iki adayın yarıştığı kongresinde de bu "gizli tartışma" tarzı egemendi. Nihayet kongre sonunda oy kullanıldığı zaman partinin gerçekte neredeyse tam ortasından ikiye bölünmüş olduğu ortaya çıktı.
"Yenilikçi" adı verilen bu kadro Refah'ın başına geçmek için Erbakan'dan icazet alamamış ve kongreye, ayrı grup olarak ağırlık koymuştu.

Yenilikçiler'in üç ismi
Abdullah Gül'ün başkan adayı olduğu "yenilikçi" grup bu kongreyi az farkla kaybettikten sonra hızla yeni parti örgütlenmesine geçti. Bu arada İstanbul'da, daha çok kendi sorunlarıyla meşgul olan Tayyip Erdoğan ve ekibi "yenilikçi"lere katıldı.
Bunun ardından da Refah Partisi'nin kapatılmasıyla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi doğdu.
Bu örgütlenmenin ve yeni oluşumu yaratmanın önde olan üç ismi vardı. Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve Abdullah Gül.
Tayyip Erdoğan artik hareketin tartışılmaz lideridir. Abdullah Gül başbakan olacaktır. Bülent Arınç da çok büyük olasılıkla Meclis Başkanlığı'na getirilecektir.

Gül hızlı ve etkin olmalı
Abdullah Gül, kişisel özellikleri açısından ya da muhafazakâr kişiliği açısından
Türkiye'de başbakanlık görevine gelmiş birçok başka siyasiden çok farklı değildir. Bu yüzden, bu açıdan yapılacak eleştirilerin çok fazla bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan Abdullah Gül'ün başbakan olarak "icraatı" ve asıl liderin Meclis ve hükümet dışında bulunmasından dolayı ortaya çıkacak sorunları çözme tarzıdır.
Bugün birikmiş sorunlar Türkiye'nin başbakanının birçok konuda çok hızlı ve etkili davranmasını gerekli kılmaktadır. Eğer Gül bu hız ve etkinliği göstermezse "emanetçi" konumuna düşer ve bu da yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olur.
AKP hükümeti daha kurulmadan büyük bir krediyle yola çıkmaya hazırlanmaktadır. Bu da Abdullah Gül'ün sorumluluğunu azaltmamakta, tam tersine artırmaktadır.

DİĞER YENİ YAZILAR