Avrupa Birliği'nin en yetkili yöneticilerinden biri olan Verheugen'in Diyarbakır'daki köy ziyaretinin kuşkusuz olumlu yansımaları olacaktır. Köy halkı "AB dede"ye hem doğruları söylemiş, yani köyü nasıl terketmek zorunda kaldıklarını ve geri döndükten sonra zararlarının karşılanmadığını anlatmış hem de Avrupa'yı istediklerini söylemiştir.
* Avrupa Birliği'nin yolunun Diyarbakır'dan geçeceğini söyleyenler, zamanında doğruyu görmüş olanlardır.
"AB dede" Güneydoğu'da köy gezerken, İstanbul'da borsa yükselmiş, Diyarbakır'da karakola saldırılmıştır
* Türkiye son üç yıldır ekonomisini tümüyle IMF'e göre yönetmekte, hukuk reformlannı da tümüyle Avrupa Birliği'ne göre sürdürmektedir. Daha önceki kara günlerin anılan dolayısıyla şu andaki durumu en iyimser şekilde karşılıyoruz.
Hükümetten beklenen, herhangi bir şeye müdahale edip şu anki gidişi bozmamasıdır. Hukuk ve demokrasi için AB programı, ekonomi için de IMF programına uyulması yeterli görülmektedir.
* Bunların ötesinde bir şey yapılmayacak mıdır?
"Aman bir yerlere elleşmesinler, karıştırırlar" diyerek bugüne kadar gelinmiştir. Ancak bundan sonra gerçek "hükümet" inisiyatiflerine ihtiyaç vardır.
* Türkiye'nin genelinde IMF anlaşmaları dışında ekonomiyi canlandıracak herhangi bir program olmadığı gibi, Güneydoğu için de özel bir program yoktur.
Yabancı sermaye gelmiyor, ama yerli sermaye de hiçbir yeni yatırım yapmıyor. "Ne yapalım, yatırım yapmıyorlar" deyip ellerini kavuşturanların ekonomiye katkı olarak buldukları müdahale alanı, kredi kartları "sorununa" el atmak olmuştur.
Abesle iştigal...
Güneydoğu'da silahların kesin olarak susması gerekmektedir. Hükümetin bu konuda da nasıl bir programı olduğuna ilişkin tutarlı bir açıklama yapılmamıştır.
AKP erkânı bugün toplanacak ve "zina" konusunu tartışıp karar verecek.
* Güneydoğu'nun özel durumunu "AB dede"ler, ekonominin durumunu da IMF'çiler tartışıp kararlar alacaklar.
Kredi kartı verilmesini ve kullanılmasını kısıtlayarak ekonomiyi, zinayı kamu suçu yaparak toplumu kurtarmaya çalışanlar, sadece asıl sorunları kavramadıklarını göstermektedir.
Hükümetin ana uğraşı konuları "zina" ve kredi kartları olduğu sürece de ana meseleler olduğu yerde durmaya devam edecektir.
AKP erkânı "halkın kendisini desteklediği" inancıyla eski deyimle "abesle iştigal" etmektedir.
'AB dede' köyde
Avrupa Birliği'nin en yetkili yöneticilerinden biri olan Verheugen'in Diyarbakır'daki köy ziyaretinin kuşkusuz olumlu yansımaları olacaktır
Haberin Devamı

