96 bin yıl!

Türkiye'de bazen öyle şeyler oluyor ki, bu ülkenin vatandaşlarıyla düpedüz dalga geçildiği kanaatine varabilirsiniz

Haberin Devamı

Türkiye'de bazen öyle şeyler oluyor ki, bu ülkenin vatandaşlarıyla düpedüz dalga geçildiği kanaatine varabilirsiniz.

Dünkü gazetelerin birinci sayfalarında yer alan bir haber de işte bu duyguyu uyandırıyor. Habere göre, Uzanlar'la ilgili soruşturma tamamlanmıştır ve sanıklar hakkında "96 bin yıl" hapis istemiyle dava açılması istenmektedir.

96 bin yıl!

Böyle bir "sayı" var mı? İnsanlık tarihi boyunca sürecek bir hapis cezası istenebilir mi?

Sonra da bazı vatandaşlar bu devlete güvenmiyor, yapılan birçok şeyi kuşkuyla karşılıyor diye birileri pek şaşırıyor...

Bu işler kime yarıyor...
Bazı hukukçular çıkıp, yasaların bu şekilde olduğunu ve her suç için ayrı ceza istenmesinin "hukuki" mantığını anlatabilirler.

İşte hukuku toplumun güvence beklediği alanın dışına çekip çıkaran da bu tarz "kuru" hukuk mantıklarıdır.

"96 bin yıl" sayısını gören herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının, bu olayla ve diğer yolsuzluk olaylarıyla ilgili olarak sonuç alınacağına ilişkin bir inanca sahip olması, böyle bir umudu saklı tutabilmesi beklenmemelidir.

Herhangi bir insanın 96 bin yıl hapis yatmasının sözkonusu olmayacağını herkes akıl edebilir. Benzeri örneklerlerden çıkardığı bugüne kadarki deneyimleri Türk vatandaşlarına böylesi "abartma"ların aslında meseleyi daha da karmaşık hale getirmek ve sanıkları kurtarmak amacına yönelik olduğunu öğretmiştir.

Hangi dava basit ve sade bir yargı anlayışının ötesine geçirilmişse, hangi mesele olduğundan fazla abartılmış ve karmaşık hale getirilmişse, her seferinde sistem sanıkların lehine çalışmıştır.

Hazır elleri değmişken!
Mali yolsuzluk olaylarıyla ilgili milyarlarca dolarlık rakamlar yıllardır havada uçuşup duruyor. Devlet kurumları bu zararları sanıklardan ya da mahkûm olmuş kişilerden tahsil edemiyor.

Bunca olay, bunca iddia, bunca soruşturmadan sonra yargının davaları çözülmesini; suçlularla suçsuzların açık olarak ayırdedilmesini, suçluların borçlarını ödemelerini sağlama yolunda tatmin edici adımlar attığını söylemek çok zordur.

Yargının çalışma tarzının kamuoyunu, halkı memnun ettiğini, inandırıcı ve güven verici olduğunu söyleyen, yalan söylemiş olur.

Şimdi önümüze bir de 96 bin yıllık bir dava çıkmıştır. Bu hukukçular ellerini korkak alıştırmasınlar, elleri değmişken 96 milyon yıl istesinler ve bu davaların yüz hatta iki yüz yıl sürmesini sağlasınlar.

Sonra da bu ülke vatandaşlarından yargıya inanmalarını, güvenmelerini beklesinler.

DİĞER YENİ YAZILAR