Cumhuriyet'in 80'inci yılında hâlâ "türban" tartışıyorsak, hâlâ imam hatip okullarının üzerinden paralel dini eğitim tartışıyorsak, ortada bir sorun var demektir.
80 yıl sonra, Türkiye bu 80 yılda her alanda ileriye doğru bu kadar mesafe katetmişken en "geri" meseleler halen kafalarımızı ve gündemimizi meşgul ediyorsa, sorun çok boyutludur.
Türkiye'nin cumhuriyet düzeninden vazgeçip, ilkel ve karanlık bir rejim altında yaşamasını dünyanın bu zamanında düşünen ve savunan varsa, bu ancak aklından zoru olan birisidir.
Buna karşılık demokratik cumhuriyet kavramının içini dolduran, gücünü sağlayan temel unsurların bazıları hayatın bütün yönlerini kapsayacak şekilde ve herkesçe sindirilmiş değildir.
Sindirmeyi sağlamak için alınan "yüzeysel tedbirler" bunu sağlamak bir yana, savunulduğu iddia edilen kavramları da görünürdeki haliyle yüzeyselleştirmiştir.
Doğu'ya bir bakalım...
İçi boş hamasi nutuklar, Orta ve Doğu Avrupa'nın otoriter rejimlerinden taklit edilmiş "sözde görkemli" kutlamalarla durumu idare eden anlayış doğrultusunda demokratik cumhuriyetin temel kavramları da iğreti takılmış kravatlara benzetilmiştir.
Demokratik cumhuriyeti savunmak bu düzenin temel ilkelerini kavramamış kadrolara kaldığı zaman da ortaya yeni bir çelişki çıkmıştır.
Bu çelişkinin bir ucu, bugünkü türban ve imam hatipler gibi suni zorlamalara ulaşmıştır. Cumhuriyetin 80'inci yılında böyle bir tartışmanın varlığı temeldeki eksiğimizin göstergesidir.
Cumhuriyetin demokrasi boyutu sürekli olarak ertelendiği zaman suni gündemler yaratmak, yeni gerilimler icat etmek kolay olmaktadır.
Bu durumda da cumhuriyetin temel ilkelerinin "delineceği" kuşkusu mecburen varlığını sürdürmektedir.
Demokratik cumhuriyetin bazı temel ilkelerini "delmek", "esnetmek" isteyenler olabilir, vardır. Ama her tartışmayı, her farklı görüşü de bu ilkelerin esnetilmesi girişimi olarak görürsek bir yere varamayız.
Cumhuriyet demokrasi ile vardır. Demokrasinin temelinde de kayıtsız şartsız laiklik vardır. Bunların ötesinde her şey tartışılabilir; dünyadaki gelişmelere uymak için, daha ileri ilkelere ulaşmak için gözden geçirilebilir.
Demokratik cumhuriyetin değerini sadece içinde yaşayanlar değil bu rejimi bir rüya olarak görenler de bilmektedir. Doğuya doğru bakalım, 80 yıl önce bu düzene ulaşmış olmamızın değerini anlayalım.
80 yıllık yol
Cumhuriyet'in 80'inci yılında hâlâ "türban" tartışıyorsak, hâlâ imam hatip okullarının üzerinden paralel dini eğitim tartışıyorsak, ortada bir sorun var demektir
Haberin Devamı

