Dünya Bankası Türkiye Direktörü'nün bir açıklaması dün gazetelerin iç sayfalarındaydı. Chhiber'ın söylediği şuydu:
"Son 10 yılda finans ve enerji sektörlerinin düzenlenmemiş olması nedeniyle ve kamunun harcama yanlışlarıyla Türkiye 70 milyar dolar kaybetmiştir.
Bu rakam Türkiye'nin girdiği borç sarmalının kaynağını açıklıyor. 70 milyar dolar aynı zamanda her Türk vatandaşının cebinden en az bin dolar alınmış olduğunu da gösteriyor.
Hesabı kim verecek?
70 milyar doları havaya uçuran "kötü yönetim" in bütün başoyunculan evlerine döndüler.
Son on yıl denildiği zaman bazı yüzler sırayla beliriyor: Demirel, Çiller, Yılmaz, Ecevit, Bahçeli...
Son on yılın kötü yönetimine damgasını vuran bu "başoyuncular" sandığın şaşmaz adaletiyle "gönderildiler." Ama havaya uçmuş olan 70 milyar doların hesabı, sadece borçların faizini ödeyen bütçenin hesabı kimden, nasıl sorulacak?
Finans ve enerji sektörlerinin düzene sokulması için "bağımsız kurullar" oluşturulması ve yeni yasal düzenleme yapılmasına "kötü yöneticiler" önce direndiler. Sonra Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası baskısıyla bu kurullar oldukça gecikmeli olarak oluşturuldu.
Kurullar bağımsız olmalı
Bu kurulları "oluşturmak" da hiç kolay olmadı, çünkü iktidar ortağı her parti "kontenjan" istiyordu. Kurulların partilere ve partililere göre paylaşılmasında Ankara yine bir sakınca görmedi.
Bu "bağımsız kurullarla" ilgili olarak uyanan bazı soru işaretleri seçim öncesi AKP sözcüleri tarafından dile getirilmişti. Ancak çözümün bu kurulların "bağımsız" niteliğini ortadan kaldırmak değil, tam tersine, güçlendirmek olduğu bilinmektedir.
Kurulların amacı parti ve siyaset ilişkilerinden bağımsız olarak karar alınmasını sağlamaktır. Bu kurulların "mali" açıdan Meclis denetimi altında olmaları ne kadar doğalsa, kararlarını alırken "tam bağımsız" olmaları da o kadar "şarttır".
Sistemi bozarsanız!..
AKP hükümetinin içinde bağımsız kurullara yönelik "farklı" bir yaklaşım bulunmaktadır. Kurulların bağımsızlığı eski tarz politikaya, yeni siyasetin elinin sürekli ekonominin içinde olmasına alışmış olanları rahatsız etmektedir.
Ama bu düzenle oynamanın maliyeti ve faturası vardır. Geçen on yılda Türk halkının 70 milyar doları eski zihniyetin yanlışlarıyla çarçur edilmiştir. Bu sistemi bozmak bir 70 milyar doların daha buhar olması tehlikesine kapıyı açmak olur.
Bu da, bundan böyle hiçbir siyasinin üstlenebileceği bir sorumluluk değildir.
70 milyar dolar
Dünya Bankası Türkiye Direktörü'nün bir açıklaması dün gazetelerin iç sayfalarındaydı. Chhiber'ın söylediği şuydu: Son 10 yılda finans ve enerji sektörlerinin düzenlenmemiş olması nedeniyle ve kamunun harcama yanlışlarıyla Türkiye 70 milyar dolar kaybetmiştir...
Haberin Devamı

