Haberin Devamı
DTP’nin düzenlediği gövde gösterileri sırasında polise taş atan çocuklar için 58’er yıl hapis istendi. Evet, 58’er yıl. Çocukların yaşları 13-16 arasında. Bu yargılama tarzı ve istenen cezalar, çocukların yaşları, terörle mücadelede hâlâ ne kadar “geri” bir noktada olduğumuzu gösteriyor.
Bu çocuklar, yattıkları cezaevlerinde geleceğin “savaşçıları” olarak yetişiyor. Arkadaşları da bir sonraki gösterileri bekliyor yine taş atmak, yakalanıp onlar gibi “kahraman” olmak için.
Bu çocukların ve aynı yaşlardaki taş atan bütün çocukların ailelerinin de artık bu çocuklar için yapacakları bir şey kalmıyor.
Bu çocukları hapiste bir yıl ya da elli sekiz yıl tutmak arasında da bir fark yoktur. “Eğitimleri” tutuklandıkları andan itibaren başlar ve o eğitimin yönü de çok bellidir.
Bu çocuklar taş attıkları için hapse atıldıkça, terörün bir sonraki kuşağı da terörü yok etmekle yükümlü olanlar tarafından hazırlanmış oluyor.
PKK şu anda dağda gezdirecek üçüncü kuşak militanları bulabiliyorsa, bunun nedenlerini açıkça tartışmamak demek, dördüncü kuşağın da dağa çıkışının şartlarını hazırlamak demektir.
AKP iktidarı da kendisinden öncekilerden farklı bir ortamı yaratamadı. Bu hükümet de bir ara sorunun köklerine inerek konuşmaktan yana bir eğilim gösterir gibi oldu, ama yine kendisinden öncekiler gibi “kolay olan” yola döndü. Meseleyi askerin sırtına yükleyip kenara çekilmek gibi bir “kolay” yolun 25 yıldır izlenmesinin maliyetini bile konuşmaktan çekinen siyasilerin meselenin temellerine inmemelerini doğal karşılamak gerekir.
Yetkili zevat zaman zaman “dağa çıkışların önlenmesi” nden söz ediyor, ama bunun için atılması gereken gerçek adımları konuşmaya yanaşmıyor.
Konuşmaktan çekinenler küçük çocukların taş attıkları için hapse atılmasının sonuçlarının ne kadar vahim olduğunu göremez.
Bir kandırmacadır gidiyor. Bu öyle bir kandırmaca ki, yüksek zevattan birine bu çocukların yargılanmasıyl ilgili bir soru sorarsanız “ne yapabiliriz, yargı bağımsız” deyip kaçmaya çalışacaktır. Söylediğine kendisi de inanır gibi yapacak, biz de inanır gibi yapacağız ve kandırmaca böyle sürüp gidecek.

