40 yıl önceden

Üniversite meselesi bir süre önce YÖK dolayısıyla, ondan sonra imam hatipler tartışmasında, son olarak da Cumhurbaşkanı'nın rektör atamalarıyla gündeme geldi. Tartışmalar hep güncel çatışma alanları üzerine kurulduğu için gerçek "üniversite reformu" hep geride kaldı. Kelimenin tam anlamıyla gürültüye gitti

Haberin Devamı

Üniversite meselesi bir süre önce YÖK dolayısıyla, ondan sonra imam hatipler tartışmasında, son olarak da Cumhurbaşkanı'nın rektör atamalarıyla gündeme geldi. Tartışmalar hep güncel çatışma alanları üzerine kurulduğu için gerçek "üniversite reformu" hep geride kaldı. Kelimenin tam anlamıyla gürültüye gitti.

Üniversite reformu bugünün meselesi değil. Ama mesele, yıllarca görmezden gelindiği ya da sadece belli uçlarından çekiştirildiği için gittikçe büyüyen bir soruna dönüştü.

Bu mesele aslında 40 yıldır esasta değişikliğe uğramamıştır. Profesör Tarık Zafer Tunaya'nın tam 40 yıl önce, 17 Aralık 1964'te Milliyet'te yayınladığı bir makale var. "Reform ve Üniversite" başlıklı makalesinde şunları anlatıyor Prof. Tunaya:

"Üniversite reformu gibi ciddi ve samimiyetle ele alınması gerekli bir davayı bir kere daha siyasi taktiklerin konusu yapmak meseleleri çözmek şöyle dursun, onları daha da müzmin bir dert haline getirmek olacaktır...

Çağımız insanlık tarihinin dönüm noktası karakterini taşıyor. Teknik ilerlemelerin fevkalâde bir hızla geliştiği bir zamanda, özellikle sosyal bilimler öğretiminin ve öğretme metodlarının da büyük değişmelere namzet olmaları tabiidir...

Üniversiteye çağın seviyesini verme çabası kendiliğinden ortaya çıkan bir dava hüviyetini kazanıyor. Bu istek çağın bir baskısı olarak ortaya çıkacaktı. Ama bunu önceden hesaplamak şarttır...

Her şeyden önce bir değişme şuuruna ve seviyesine sahip olmak gerekiyor. Ve bu değişme inancını siyaset oyunlarının konusu yapmamakta birleşme zaruretiyle karşılaşıyoruz...

İlk iş gençleri yeni, değişik ya da değişmekte olan bir dünya içinde yetiştirmek zorunluğudur. Fakültelerde okutulan derslerin bu memleketin insanlarını dünya olaylarını anlayacak, bu olaylar içinde Türkiye'nin problemlerini görebilecek bir seviyeye ulaştırmak görevimiz olmalıdır..."

***

Prof. Tunaya, üniversite meselesine bakışın ne ve nasıl olması gerektiğini 40 yıl önce, bu yazıda çok net olarak anlatıyor. Ancak bu 40 yıl içinde Prof. Tunaya'nın tavsiyelerinin tam tersi yapılmıştır, bugün de yapılmaya devam ediliyor. Yani meseleye sürekli gündelik bir siyasi çatışma açısından bakılmıştır. İmam hatip meselesi de böyledir, rektör atamaları tartışması da böyledir.

Bu yaklaşım değişmedikçe de 40 yıllık mesele, gittikçe büyüyen bir sorun olmaya devam edecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR