3 Ekim savaşı

PKK kaynaklı ve Öcalan'ın gücünü gösterme amaçlı gösteriler, Türkiye'yi yeniden bir "savaş ülkesi" görüntüsü içine sokuyor

Haberin Devamı

PKK kaynaklı ve Öcalan'ın gücünü gösterme amaçlı gösteriler, Türkiye'yi yeniden bir "savaş ülkesi" görüntüsü içine sokuyor.

* Bu "kalkışma"nın 3 Ekim'de başlayacak olan Türkiye-Avrupa Birliği görüşmeleri öncesinde yoğunlaştırılmış olmasının da bir amacı olmalıdır.

* PKK, Avrupa Birliği ülkelerinin "Kürt sorunu" üzerine Türkiye'ye yeni bir baskı düzeni kurmasını amaçlıyor olabilir. Böyle bir sonuca bugünkü şiddet yöntemleriyle ulaşılması hiç mümkün değildir.

Türkiye'deki demokratikleşme adımları, insan hakları konusunda sağlanan ilerlemeler terörün elindeki bütün dayanakları almıştır. Bunu Avrupa da bütün Batı dünyası da görmektedir.

Son eylemlerin bugünlerde yoğunlaşması akla "başka oyunlar da mı var" sorusunu da getiriyor. Türkiye'nin yeniden ve toplumsal boyutlara ulaşmış bir "savaş" ortamına sürüklenmesi, en azından bu görüntünün verilmesi kuşkusuz, bazı kesimlerin elinde yeni "bahane" olarak kullanılabilir.

Önce eşik aşılacak
Avrupa'da Türkiye'ye ilişkin kuşku ve kaygıları abartan ve besleyen siyasi odaklar, bu görüntüyü 3 Ekim öncesinde kullanabilirler.

Aynı şekilde, içerde Türk halkı için demokrasiyi "lüks" olarak gören, terör eylemlerinin artmasını da demokratik gelişmelere bağlayan kesimler vardır. Son eylemler bunlar için de önemli bir dayanak olmuştur, olacaktır.

* Bu eylemlere karşı gösterilen "aktif" tepkiler de Türkiye içinde ve dışında, ileri ve demokratik bir Türkiye istemeyenlerin ekmeğine yağ sürecektir.

Avrupa Birliği ile 3 Ekim'de görüşmelerin başlaması, hem demokratik gelişmenin sürmesi hem de ekonomide olumlu gidişi hızlandırması açısından çok önemlidir.

PKK kaynaklı eylemler bütün Türk halkı açısından büyük önem taşıyan bu süreci durdurmaktan başka bir sonuç veremez. Bunu, eylemleri yönlendirenler görüyor ve kışkırtmalara bilerek devam ediyorlarsa bu, "halka ihanetin en büyüğüdür.

Şu anda en önemli gündem maddesi 3 Ekim eşiğini aşmaktır. Kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan, daha doğrusu çok belli olan "kalkışma"cıların bu son engelleme çabalarının önüne geçmek de sakin, bilinçli ve gerçek Kürt sorunu ile terörü net olarak birbirinden ayırabilen bir politikayla mümkündür.

Önümüzdeki bir ay, sıcak geçmeye adaydır. Ama bunun aklı ve mantık yollarını bulandırmasına da izin verilemez.

DİĞER YENİ YAZILAR