Yerel seçime bir aydan daha az bir süre kaldı. Adayların belirlenmesinden sonra da manzaranın esasında bir değişiklik olmadı.
* AKP oyların yüzde 50'sini, kent belediyelerinin yüzde 75'ini almaya adaydır. Eğer AKP'nin oy oranı yüzde 55'e ulaşırsa, il merkezlerinin yaklaşık 80'i de AKP'li olacaktır. Bunların dışında da DEHAP 8-9 ilde kazanacaktır.
Bu, sürpriz sayılamayacak bir sonuç olacaktır. Ayrıca, CHP'nin yüzde 25'e ulaşması zor göründüğü gibi, AKP'nin yüzde 55'i aşması da mümkün görünmektedir.
* Seçimin tek bilinmeyeni Genç Parti' nin alacağı sonuçtur. Maddi kaynakları kesilmiş ve lideri yaralanmış olan bu partinin AKP karşıtları ve eski MHP tabanından ne kadar teveccüh göreceğini kestirmek mümkün değildir.
Tahmin edilebilen sonuçlar, merkez yönetiminin dışında ve Kürt kökenli vatandaşlarımızın çoğunluk olduğu iller dışında bütün yerel yönetimlerin AKP'li olması anlamına gelmektedir.
* DEHAP, Sol ittifak içinde yer almasına rağmen etnik temel üzerine kurulu ve bölgeci eğilimleri ağır basan bir partidir. Klasik sağ-sol ayrımına göre etnik farklılık temelinde siyaset yapan bir parti "sol"da olamaz. Ancak yine ülkemizin "özgün" koşulları böyle bir durumu ortaya çıkarmıştır.
Demokrasiyi unutmadan...
Türkiye'nin yönetimi böylece üçe bölünmüş olacaktır:
Ankara ve yerel yönetimlerin büyük çoğunluğunda AKP, yerel yönetimlerin azınlığında DEHAP, Meclis'te muhalefet olarak CHP
* Bu, "sağlıksız" olmanın da ötesinde, vahim bir tablodur. Meclis'e sıkışmış ve toplumsal anlamda çıkış yapamayan bir CHP ile, Kürt partisi olan DEHAP dışında demokratik ve siyasi dengeleri sağlayacak bir güç kalmamış olacaktır.
CHP kendi sıkıntılarına boğulmuş olduğu, DEHAP'ın ise, yapısı ve politikası bugünün ötesinde bir ağırlık taşımasına engel olduğu için önümüzde fiilen bir "tek parti yönetimi" vardır. Tek parti yönetiminin taşıdığı bütün sakıncaları Menderes'in ünlü "Odunu koysam milletvekili seçtiririm" sözü özetlemektedir.
* 29 Mart sabahının genel görüntüsü aşağı yukarı bilinmektedir. Ama bu görüntünün insanlar üzerinde yaratacağı etkiler bilinmemektedir.
Toplumsal köklerinden kopmuş bir CHP'nin etkisiz muhalefetinin yaratacağı boşluğun doldurulması kaçınılmazdır. Yeter ki, bu boşluğun doldurulması demokratik düzenin ilkeleri çerçevesinde ve halkın katılımıyla olsun.
29 Mart'a doğru
Yerel seçime bir aydan daha az bir süre kaldı. Adayların belirlenmesinden sonra da manzaranın esasında bir değişiklik olmadı
Haberin Devamı

