Haberin Devamı
Görevini tamamlayan Meclis’te hakkında soruşturma ya da dava bulunan, “sanık” konumunda tam 139 milletvekili bulunuyor.
Bunların 78’i AKP’li, 50’si CHP’li, 10’u diğer partilerden, biri de bağımsız.
550 milletvekilinin 139’unun yargı önünde sanık durumunda olması, aslında “ülke ortalaması”nın üzerinde bir durum.
Bir bölümü tekrar seçilip Meclis’e gelemeyecek, dolayısıyla yargı önünde hesap verecek. Ama yerlerini yenilerinin alacağı da şimdiden biliniyor.
Örneğin çete davalarının birinde sanık durumunda olan ünlü bir türkücü de Genç Parti’den aday oldu. Eğer Genç Parti barajı aşar ve Meclis’e girerse o türkücü hakkındaki yargılama süreci duracak.
Bu sistemdeki haksızlık ortadadır. Şu anda pek konuşulmuyor ama seçim yaklaştıkça bu konuya değinecek olanlar çoğalacak.
Ve her seçim öncesi yaşanan tekrarlanacak, parti liderleri halkı rahatsız eden bu dokunulmazlık meselesine çözüm getireceklerini söyleyecek, ama yine herhangi bir adım atılmayacaktır.
Halen halkın gündeminin en başında iki büyük mesele bulunuyor. Bunlardan biri işsizlik diğeri de terördür. Son günlerde şehit cenazelerinin olağanüstü artması bütün ülkenin dikkatini bu mesele üzerine çevirdi.
Şu ana kadar herhangi bir siyasi parti sözcüsünden bu sorunla ilgili bir siyasi program ya da proje duyulmuş değil.
Ve bu iki ana meselenin altında da bir sürü, çözümü ancak uzun vadelerde mümkün olabilecek sorunlar sıralanıyor. Bunların herhangi biri hakkında da siyasi bir proje duyulmuş değil.
Milletvekili dokunulmazlığı da halkın genel olarak siyasete ve siyasilere güvenini zedeleyen konulardan biri.
Yeni Meclis oluştuğunda da, kimsenin kuşkusu olmasın, milletvekili olarak yargıdan kurtulmuş ya da bir süre için kurtulmuş olanların listesi hemen ortaya çıkacaktır.
Beş yıl önce yapılan seçimlerin arefesinde en çok konuşulan konulardan biri “temiz toplum-temiz siyaset” olmuştu. Bu da unutulmuş görünüyor.
Milletvekili dokunulmazlığının üzerine gidecek ve vereceği sözleri tutmak için çaba gösterecek bir siyasi partinin halktan destek göreceği kesindir. Ve fakat bu meseleyi yine “temiz toplum-temiz siyaset” çerçevesine çekebilecek ve halkın dikkatini buraya yoğunlaştıracak bir siyasi parti de henüz ufukta görünmüş değil.
Seçime 40 gün kala hiçbir önemli sorunun konuşulmaması, siyasilerin hiçbir önemli konuya girmemeye özen göstermeleri çok dikkat çekicidir. Herhalde henüz söyleyecek söz, durumu idare etmelerini sağlayacak herhangi bir formül bulmuş değiller. Şu ana kadar bulamadılarsa önümüzdeki 40 günde hiç bulamazlar.
60 yıllık demokrasi tarihimizin en az “konuşulan” en az “fikirli” seçimini yaşayacağız.

