Haberin Devamı
1980 yılında Genelkurmay Başkanı Evren’in önderliğinde yapılan askeri darbenin ardından yaşananlar kolay unutulacak gibi değildir.
12 Eylül olayı bir trajediydi. İşkencelerden, ölümlerden, dökülen kandan, haksızlığa uğramış, hayatı mahvedilmiş binlerce insandan oluşan tam bir trajedi.
İnsan hayatında her şey ne sadece trajedi olur ne sadece komedi. Hayat bu ikisini sürekli olarak iç içe ya da yan yana yaşatıyor. Güldane’nin dediği gibi “gülmek varsa ağlamak da var”.
Şili’deki Pinochet darbesi sonrası yaşananlar ile Türkiye’de 12 Eylül sonrası yaşananlar arasında fazla bir fark yoktur. Sadece orada ölü sayısı, öldürülen insan sayısı daha fazladır.
Güldane, “Beynelmilel” filminin başkişisi. 12 Eylül ile ilgili hiçbir anısı olmayanlar, pek az bilgisi olanlar da bu filmi izlemeli ve o dönemi hem gülünç yanlarıyla, hem absürt uygulamalarıyla hem de yaşanan trajedi ile tanımalı.
“Beynelmilel” 1982 yılında Adıyaman’da geçiyor. Ve 12 Eylül dönemine dair her şey filme güçlü ve ölçülü bir mizah duygusuyla yansıtılıyor.
“Beynelmilel” adı, komünist enternasyonalin marşı “Enternasyonal”den geliyor. Adıyaman nere Enternasyonal nere diyenler yanıldıklarını filmi görünce anlayacaklardır.
O yaşananlar yaşandı, insanlar öldü, insanlar işkence gördü ne oldu? Bugün Rus Kızılordu Korosu bütün dünyayı dolaşıp konserler veriyor, Enternasyonal televizyonlarda çalınıyor, o gün korkunç bir suç aleti gibi görünen kitaplar serbestçe satılıyor, kimse bu kitapları gizli okuma gereği duymuyor.
“Beynelmilel” bütün yapısı, en küçük ayrıntısına kadar, en küçük diyaloğuna kadar ince ince işlenmiş bir “siyasi” film. Üstelik son bölümüne kadar güldüren bir film. İyi mizahın okları “halk” dediğimiz insanlardan da esirgenmemiş, askerler ve subaylardan da, devrimci gençlerden de... Ama bunca gülünç unsur yine de bir trajediyi trajedi olmaktan çıkaramıyor.
Pinochet geçenlerde öldüğünde dünyanın bütün önemli gazeteleri neredeyse “oh olsun” başlıkları attı. 12 Eylül’ün mimar, mühendis, işkenceci, dayakçı, hakim, savcı ve şakşakçıları herhalde bunu görmüş ve bir parça düşünmüşlerdir.
“Beynelmilel”i herkes görmeli.

