Nermin Bezmen

Nermin Bezmen

-

Tüyap’ın güzelliği

Bir yazar olarak imza günleri bana her zaman büyük heyecan verir. Ülkenin dört bir ucunda, bazen daha önce hiç gitmediğim, bazen de böyle bir vesile olmasa belki de hayat boyu hiç gitmeye fırsat bulamayacağım bölgelerde okurlarımla kucaklaşmak büyük bir mutluluk kaynağıdır hep. Bu buluşmalar sadece güzel bir karşılaşmanın keyfiyle sınırlı kalmaz.Aynı zamanda okurlarıma teşekkürlerimi ve sevgimi belirtmeye fırsat bulabildiğim sıcacık yürek kucaklaşmalarını yaşatır bana. Şayet bir okur, bir kitap alacağı gün, onlarca, yüzlercesinin içinden benim yazdığımı seçmiş, para ödemiş, sonra vakit ayırıp okumuş, okumakla kalmamış, öykümü, kahramanlarımı ve beni yüreğine yerleştirmiş, sonra da yine zaman ayırıp kalkıp gelmiş, imzamı almak, benimle iki cümle konuşmak için kuyruğa girmiş ise, benim orada, onun coğrafyasında bulunmam,yaptıklarının karşılığında sunabileceğim tek teşekkür. Kitap Fuarları ise bu buluşmaları farklı yazarlar, farklı okurlar birlikteliğinde yaşatan organizasyonlar olması açısından bir şehrin, bir beldenin önemli kültür organizasyonları. Bir yazarı, o güne dek hiç bir eserini okumamış, tanımamış okurla da buluşturabilmesi bakımından ayrıca sürprizlerle doludur kitap fuarları.

Okurlarım “mutluluğun fotoğrafı”dır

Bu sürpriz potansiyel okurlar, yazarın fanatik okurlarından çok farklıdır. Daha once kitaplarınızı hatmetmiş ve bir yenisinde neler bulacağının heyecanı ile gelmiş okurlara benzemez tavırları, bedendilleri. Dudaklarımda tatlı bir tebessüm yayılır bu okurlarla karşılaştığım zaman. Önce uzaktan bakarlar. Sonra kitaplarımdan birini ellerine alır, sayfalarını çevirirler. Eğer hoşlarına gittiyse göz gezdirdikleri, bir defa daha bakarlar, bu kez inceden inceye süzerek. “Gerçekten, bunu sen mi yazdın?” gibilerinden. Sadece gülümseyip bakarım. Satın alsınlar, okurum olsulnar diye zorlayıcı hiç bir tavır sergilemem. Onların bana yapacağı sürprizi beklerim. Seçtikleri kitabı uzatıp da “İmzalar mısınız?” dedikleri anda hediyemi almışımdır. Böylesine kazandığım nice okurum bir sonraki kitap fuarında muhakkak gelir ve bu defa aynen ondan önce romanlarımla tanışmış diğer okurlar gibi, daha kuyruktayken bana el sallamaya, gülümseyerek öpücükler göndermeye başlarlar. İşte böyle bir anda “Neden yazıyorsun?” deseler, cevabım bu duyguların sahiplerini göstermek olur. Çünkü karşımda hareket halinde “mutluluğun fotoğrafı”.

Haberin Devamı



Kitap fuarları toplumun aynasıdır

Kitap fuarları aynı zamanda, açıldıkları şehrin halkının o dönem içindeki sosyal duygu, tavır yansımaları olması açısından bana kısacık bir zaman diliminde bir uzun hikâye anlatır. Yarı boş fuar salonları, isteksiz, bir şey almadan dolaşanlar, aklı kalarak alamayacağı kitapları karıştırıp duranlar, okuma kültürü almamış ama sırf öğretmenleri getirdi diye itiş-kakış dolaşan çocuklar, kitaplara dokunmayıp da, masaların arkasında bekleyen yazarları seyirlik temaşa konusu gibi fotoğraflayarak gezenler bir fuarın kendisinden ziyade, bulunduğu coğrafyanın genel olarak umutsuzluğunu, ümitsizliğini, sıkıntılarını dile getirir. Bu görüntünün yaşandığı fuar alanlarında bir bakarsınız, enerjik, hayat dolu, harçlığını çıkartan üniversiteli gençlerin yerini memur, öğretim görevlisi, ek işin ekmek kavgasında olan olgun yaşta geçici çalışanlar almıştır. Sonra bir başka kitap fuarına girersiniz. Daha kapıda sıra başlar. Yazar masaları önünde uzayan kuyrukların arasından ilerlerken, ellerinde kitap dolu torbalarla yürüyenleri, yazarları şahsen tanımak için büyüklerin arasından kendilerine yer bulmaya çalışan çocukları, standlarda keyifle koşuşturup, okura kitap yetiştiren, torbalayan genç elemanları mutlulukla izlersiniz. Bunlar, küçük ama pozitif işaretlerdir. Her şartta kitabı sevenler, yazarları bekleyenlerle bir aradasınız demektir.

DİĞER YENİ YAZILAR