Nermin Bezmen

Nermin Bezmen

-

Homeros’un Bornova’sında idealist bir başkan

Haberin Devamı

8500 yaşında olmak nasıl bir duygu diye merak ederseniz İzmir’in Bornova’sına doğru uzansın düşünceleriniz. Gerçekten hissetmek istiyorsanız bu duyguyu, katman katman yerin altına doğru toprağın konuşmasını dinlemelisiniz. Ege’nin en eski yerleşim bölgesi olan bu adreste 6 bin 500 yıl öncesinin Helenleriyle başlayan dinleti, Amazonlar, Hititler, İonlar, Frigyalılar, Lidyalılar, Persler, Makedonlar, Bergamalılar, Romalılar, Bizanslılar, Osmanlılar derken, tarihte uzun bir yolculuktan sonra, son örtüsü olan Cumhuriyet Türkiye’sinde Levanten, Rum, Balkan, Girit, Anadolu göçmenleriyle kucaklayacaktır sizi.
Prof. Dr. Kâmil Okyay Sındır, işte böyle bir tarihin üzerindeki modern Bornova’nın Belediye Reisliğini yapmakta. 2009 yılında görevi devir alan CHP’li Sındır, Selânik göçmeni, Bornovalı bir ailenin çocuğu. Tarihi böylesine zengin medeniyetleri barındırmış, üstelik 1881’den beri var olan bu belediyenin yöneticiliğinin, görevine ek bir sorumluluk getiriyor olduğunu düşünüyorum. Sorduğumda cevabı şu oluyor: “Ben doğduğumda 30-35 bin olan nüfus bugün 420 bin ve büyük bir güçle artan bir nüfus bu. İhtilâller, siyasi, ekonomik sorunlar Bornova’nın kendi kent kültürünü yozlaştırdı, kentlilik bilincini yitirtti. Bornovalı olanın bu şehre bir şeyler vermesi, katması çok önemli. Bu da; geçmişe olan sorumluluk ve geleceğe dönük hizmetle gerçekleşebilir. Bu yatırım da sadece fiziki değil, esas olarak düşünce anlamında gerçekleşmeli. Her belediye başkanının damgasını vurduğu bir konu olur. Benimki de kentin temel ihtiyaçları anlamında insanı için çok şey yapmış olmak.” Bornova’da nüfus böylesine hızla artarken, göçle gelenlerin beldeyi ne kadar sahiplendiğini merak ediyorum. “İlk göçenlerin o kültüre sahip olmasını bekleyemezsiniz” diyerek zor gerçeği söylüyor. “Hele yaşlılar... sosyal yaşamda da katılımcı olamadıkları için dört duvar arasında hemşehrisi ile geçiyor zamanı. Ama, ikinci, üçüncü nesil üzerinde çalışmak gerek. Geçenlerde 11 bin 500 kadını Çanakkale’ye götürdük otobüslerle. İçlerinde o güne dek evinden hiç çıkmamış olanlar vardı. Sosyal anlamda olduğu kadar gelecek için de belediyeye güven duyulması çok önemli. “Tarihi “sahip olunan”, kültürü ise “süreç” olarak değerlendiriyor Başkan Sındır ve “Tarihi iyi bilirsek o zaman kültür süreci güzelleşir, zenginleşir.” diyor. Ege Üniversitesi’nden, Prof. Zafer Derin yönetiminde gerçekleştirilen Yeşilova Höyüğü arkeolojik kazılarını müze imkânının yanı sıra zaman yolculuğu yaşatan bir yatırıma dönüştürme projesi ödül almış. “Ne güzel bir kentin kentlisiyim.” demeli vatandaş.” diyor, “Her şehrin bunu dedirtecek bir müzesi olmalı. Biz bunu Dramalılar Köşkü’nde yaşatıyoruz Bornovalımıza.”
Dayanışma, eşitlik, adalet, kent estetiğini esas alan bir perspektif.
Şu günlerde Bornova’nın yepyeni bir heyecanı daha yaşama geçmiş durumda: 24 Mayıs- 7 Haziran arasında hayat bulan ‘Uluslar arası Homeros Festivâli’. “Benim özlediğim, halkın kendi mahallesinde festivâle katılımcı olması, heyecan duyması. 8500 yıllık bir kenti bir anda sihirli bir değnekle dönüştürmek mümkün değil.” diyen Başkan Sındır, sihirli değneği olmasa da, festivâlin kentlilik bilincini ve aidiyetini geliştirmek ve Bornova’yı dünyaya tanıtmak için güzel bir soluk olacağını düşünüyor.

Çağdaş yaşama akanlar

Başkan Kamil Okyay Sındır, “Baskı yönetiminden huzursuz olanlar, özellikle Aleviler, buradaki çağdaş yaşama doğru akmak istiyorlar” diyor.
Bu sebepten Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeki iki Cem Evi’ne ilâveten bir tane de Bornova Belediyesi açmış. “Bornova’yı her yaştan, her kesimden insanın, mutlulukla, severek yaşadığı bir kente dönüştürmek için özel projeler üretiyor, yaşama geçiriyoruz” diyen başkan Sındır, bu anlamda bir çok ilke de imza attıklarını belirtiyor. Bunlardan birisi; ‘Yerel yaşamda kadın ve erkek eşitliği için’ Avrupa Sözleşmesi. Bornova, iki yüz büyük Avrupa kentinin katıldığı Avrupa Enerji Kentleri üyesi olan üç Türk belediyesinden biri. Sındır, “Avrupa Parlamentosunda verdiğim imzayla 2020 yılına kadar karbon dioksit salınımında yüzde 25 azalma sağlayacağını taahhüt ettim. Güneş enerjisini elektriğe çevirip belediyemizin tükettiği enerjinin yüzde 30’unu karşılayacağız” diyor. Konulan hedeflerde halkın doğrudan katılımını, ‘Kent Gönüllülüğü’ projesini çok önemsiyor ve şunları söylüyor, “Kentli bilincinin oluşmasında, halka kimlik kazandırmak yeterli olmaz. Sivil toplum kurumları da bu sürecin içinde olmalı. Bireysel olarak bir şeyler yapmak isteyenleri, ‘Kent Gönüllüleri’ olarak bir araya getirdik.”

Okul gibi belediye

Başkan Sındır’ın çocuklarla ilgili projeleri heyecan verici. Bunlardan biri Mevlâna Toplum ve Bilim Merkezi. 2011’ de yaşama geçirilen merkez, Ege Üniversitesi’nce hazırlanan ve on bilim adamınca yönetilen bilimsel bir programla çocukları ilk öğretime paralel olarak bilim ve sanat potasıyla tanıştırıyor. İkinci etapta sorgulamayı, tartışmayı öğreniyor.
Kırkı spor akademisi mezunu ve milli olan 48 antrenör eşliğinde yapılan spor çalışmaları, piyano, keman kursları, tiyatro çalışmaları, öğretici geziler ‘sanat spor bilim’ üç ayağını oluşturuyor. Çevre enerji ve insan hakları konuları ise; çocuklara haklarını öğretmek üzere uygulamada.
Özellikle çocuklara yapılan bu önemli yatırımın oy olarak geri dönüşünün çok uzun bir vadeye yayılacağı muhakkak. Ama bu Başkan Sındır için önemli değil. “Çocukları çok seviyorum” diyor, “Onların gözlerindeki pırıltıyı görmek yetiyor.”
Diğer taraftan, yetmiş beş yaşın üzerindeki Bornovalılar’dan oluşan bir grupla ‘Kent belleği’ çalışmaları yürütülüyor. Levanten ve göçmen kültürü karmasında hatırlananlar, anılar, belleklerde kalanlar kitaplaşacak. Bornova Belediyesi, İzmir’in tek şehir tiyatrosuna sahip. Kadrolu yirmi oyuncunun yer aldığı tiyatroda, her sene, kursiyer tiyatrocuların oynadığı oyun da sergileniyor. En hoş tarafı, kadrodaki yirmi kişinin hepsinin de çocukken kurslara gelmeye başlayıp yetişen oyuncular olmaları. Çocuk, genç, yetişkin altı yüz kursiyer ve varoşlardaki dört sahne ile oyunların tam dolduğunu öğrenmek beni çok mutlu ediyor. Üniversite öğrencilerine sağlanan sosyal, bilimsel ve maddi olanaklar, evde hasta bakımları, eski eserlerin restorasyonu konularını dinlemeye devam ettikçe, Bornova Belediyesi’nin finansal kaynaklarının ve borçlarının ne olduğunu merak ediyorum. Aldığım cevap beni hayli şaşırtıyor. Zira, Başkan Sındır, “Biz kredi kullanmıyoruz hiç. Kimseye borcumuz yok” diyor ve gülerek ekliyor: “Hâtta alacaklarımız var.”
Harcamaların yüzde 35’ini merkezden, yüzde 65’ini ise kendi öz gelirlerinden karşılıyorlar. “Kayıtlı bir ekonomi çok önemli” diye devam ediyor Başkan, “Bornovalı vatandaşlar vergi ödemede son derece duyarlılar. 2012 yılı için tahmini gelirimizin yüzde 99 oranıyla tutturduk. Gider bütçemiz ise yüzde 80 tuttu ki; yüzde 70 çok çok iyi kabul edilir. 2009’da 9.5 milyon lira ile teslim aldığımız bütçeyi 2013’de 204 milyon liraya çıkardık. Kişi başı milli hasıla 230 liradan 482 liraya çıktı.

DİĞER YENİ YAZILAR