“Başarının tarifini yapabilir misiniz?” diye sorsam, eminim, kimilerinin ortak parantezde buluşabilecek olma ihtimâline karşı, genel olarak hepimizin başarı ile bağlantısı, beklentisi ve gerçekleştiğinde de doyumu birbirinden çok farklı. Çok insan için ‘başarı’ para kazanmak, daha çok kazanmak demek. Çünkü toplum böyle dikte ediyor. Genelin gözünde başarının tarifi maddiyattan geçtiği için insanlar daha yolun başındayken, diğerlerinin gözünde başarılı kabûl edilecekleri yolu seçiyor. Yani; çok para kazanmayı. Elbet, para kazanmak, emeğimizin hakkıyla karşılığını almak ve kimseye ihtiyaç duymadan ayaklarımızın üzerinde durmak gerekli. Bunlar becerimizi, azmimizi ve biraz da şansımızı gerektiren şeyler ama hiç bir zaman ‘salt para’ başarı sembolü olmamalı. Başkalarının başarılı bulduğu çizgiyi hedef alanlar o başkalarının hayranlığını kazanabilirler ama kişisel olarak ne kadar tatmin duyarlar? Çevrenize bir bakın veya tarihte ‘çok başarılı’ diye değerlendirilmiş kişilerin özel hayatlarını okuma şansınız varsa okuyun. Görürsünüz ki; toplumların başarılı bulduğu çok insan özel hayatlarında mutsuzluğu, hâtta mutlu olmak konusunda şapşal bir beceriksizliği sergiler.
Başarılı olmayı genellikle tek bir kavramın mükemmele ermesi olarak düşünmek de zor. Zira, insan gibi kompleks bir yaratığın mutlu olmak için birden fazla beklentisine cevap ihtiyacı olduğu gibi, başarı duygusunu yaşaması da bir tek hedefinin doyuma ulaşması ile gerçekleşmiyor.Burada önemli olan bu paket içeriğinin hangi sıralamada insanın yaşamını ve kişiliğini etkilediği.Bu sıralama konusunda kimsenin kimseyi kınamaya hakkı yok , herkesin kendine ait başarı kavramı kendi sorumluluğunda.
BAŞARILI HİSSEDIYORUM
Peşinde olduğumuz başarı için insani, ahlâki değer yargılarını, namus, sevgi, aşk, empati, zarafet, nezaket, şefkât ve daha nice ince kıymetli detayı kaçırıyor, görmezden geliyor ve üzerine basıp geçiyorsak başarmış sayılabilir miyiz? Ama gençleri de yanlış yönlendiren bu başarı örnekleri gitikçe artmakta ve topluma para gücüyle başarı damgası vuran sadece bireyler değil, çiftler yaratmakta. Başarı ve saygınlığı tüm diğer değerleri yok sayarak sadece banka hesabını yüklemekte veya çok pahalı spor bir arabayla hava atmakta bulan bir erkeğin yolcu koltuğunda oturan kadının kendisinden farklı olmayacağını bilmesi gerekir... Elbette para kazanmamız gerek.Finansal güvenliğimiz huzur ve özgüven verir, bu kaçınılmaz... Bu duygularımı aktarırken düşünüyorum, ne kadar başarılı olmuşum diye: Evet, ben başarmışım… Yıllardır sonsuzlukta olan Pamir’ciğimle birlikte iki mükemmel cevher çocuk yetiştirmişim. Şimdi torunlarımın ve cici oğlumun hayatına olumlu iz bırakacak olgun, tecrübeli ve dinamik yaşım bana yeni başarılarımın ışığını yakıyor. Sevdiklerime, tabiata ve sosyal çevreme olan sorumluluklarımın idrakinde elimden geleni yapmak duyarlılığındayım.Yaradan’ın bahşettiği duygusallığımı ve hayâl gücümü, tutkuyla coşkuyla yaşama aktarabildiğim için başarılıyım. Beni en iyi anlatan ‘yazı’yla yüzbinlere ulaşabildiğim için başarılıyım. Hayatın zorluklarını, dibe vuruşlarını sızlanmadan, küsmeden, kimseye yük olmadan atlatabildiğim için başarılıyım. Yüreğimi yakıp tenimin hararetini düşüren kaybımdan sonra yüce Yaradan’ın bana gönderdiği armağana, sevdiceğime kâlbimi açabildiğim ve onun beni baş tâcı eden aşkını paylaşabildiğim için başarılıyım… Para? Olmadığı da oldu, az olduğu da… Ama kendimi hep başarılı hissettim. Bu büyük başarı…

