Sel gider kum kalır mı?

Kalmaz.Kalsa kalsa cesetler kalır. Gencecik hayatlar. İşlerine koşturan insanlar. Çaresizce ölüme yakalanmışlık

Haberin Devamı

Sel gider geriye son nefesini vermiş tekstil işçileri kalır:
Yedi işçi kadın. Nebahat Salkım, Nuriye Can, Bircan Karataş, Özlem Ünal, Fikriye Öztürk, Altun Yüksek ve Naciye Karadeniz. Günde on beş saat, sudan ucuza çalışan tekstil işçileri... Cumartesi, Pazar demeden göz nuru döken kadınlar. Onların tuz buz olmuş hayalleri, kırık dökük anıları. Genç sesleri, emekliliğe yakın umutları, vardiyadan çıkacak cep harçlığı, şöyle geniş geniş ense yapacakları tek bir günün hayali...
Sel gider; gider ya...
Uykularında ölüme yakalanmış TIR şöförleri kalır arkada. Eve duydukları özlem, o özlemle büyüyen sıcaklık, yüreklerine inmiş olan tütün kokusu, göz kenarlarına katettikleri her yolla birlikte eklenmiş çizgilerin sahiciliği kalır.
Bu gider nurtopu gibi yenileri gelir
Yok: Sel gider kum kalmaz! Geriye politikacıların ezbere, tekdüze cümleleri kalır.
Her zaman olduğu gibi İstanbul’u vuran son felakette de böyledir.
Çünkü çağımız mecazi anlamda da, hatır gönül dinlemez sellerin çağıdır. Tavan yapmış popülist politikaların, bu politikalara uyum ve bağışıklık sağlamış her grup ve sınıftan insanın yaratacağı sellerin çağı. Bugün bir selle, yarın bir depremde yaşanan aymazlıkla, ertesi gün bir savaş sloganıyla, ertesi yıl bir yolsuzlukla bir ülkenin dere yataklarını taşırdıktan sonra “Batı cephesinde yeni bir şey yok” diyerek yayvanlaşan içler acısı sellerin çağı.
Bu sel nedir ki! Bu gider ve yeni nurtopu gibi seller gelir. Bir önceki selin felaketi bir çırpıda unutulur, tuhaf bir biçimde selin gerçek faili olan kurum ve kişiler yeniden sivrilir, baştacı edilir. Yeni sele kadar yeni umutlar, hayaller, bu hayalleri hayatımıza sokacak hayal tacirleri ve nihayetindeki evler, istimlak alanları emre amadedir.
Bu yüzden sel gitse bile geriye kum filan kalmaz. Geriye yeni sellerin doğma nedeni olacak iktidar kavgaları, bilinçli rant seçimleri, kendini olası yeni felaketlerin üzerinde aklama refleksi ve bir sonraki sele kadar üretilmesi beklenilen “torpilli” yeni imar yasaları ve sudan ucuza parsellenip kapatılacak talan alanları kalır.
Ha bir de balık hafızalarımız.


DİĞER YENİ YAZILAR