Kerpiçten evler yıkılır, toplam ölü sayısı şu kadar. Olası fay hatlarının yeniden çizilmesi söz konusudur. Ardından gelecek olanlar da bellidir: Depremin neden ve sonuçlarına ilişkin çıkarılan istatistikler, tablolar. Bu kadar mı?
Bu tabloların içinden bakar bir anne. Resmi açıklamaların, sayı ve istatistiklerin ardında belli belirsizdir silüeti. Varla yok arası bir yerde durur. Dalgın gözlerle boş bir yerlere bakar. Üç çocuğunun arkasından hayatla ölüm arasında bir yere takılıp kalmıştır toprak bakışları.
Bir yerde yaşanan somut bir gerçeklik vardır: Alınmayan önlemler, bu önlemlerin alınmayışından kaynaklı bir son, bu sonu hazırlayan tedbirsizlikler ağı, öte yanda ise tanımı güç bir maneviyat.
Hangi anneye üç çocuğunu üç saniyede yitirmenin istatistiğini sunabilirsiniz? Keza sundunuz, bu ne işe yarar?
Hayat devam eder diyebilirsiniz. O noktadaki bir kadının hayatı devam edebilir mi? Etse bile buna devam denir mi?
Dört beş saniyede akar hayat, oradan oraya
Taziyelerin arasına sığıştırılamayacak, enkazların altında tutulamayacak yaşam gerçekleri vardır o maneviyatta. Bir anne yan odada üç çocuğunu kaybeder. Bir daha onları bulamayacak biçimde. Bir anne kendi evinin, çocuklarının mezarı olduğunu görür.
Yüreğindeki toprağın içine yürür su annenin; orada acıyla pelteleşir, yası çamura döner. Belki balçıklaşır da. Sonra katılaşır içi, kurur. Kumdan tuğlalar gibi kaskatı kalıverir kadın. Katılır ruhu.
Hatırlar: Yer sallandıkça ev kuma döner; kuma döndükçe tavanlar ve dört duvar erimeye başlamıştır kendiliğinden. Kerpiç tuğlalar parçalar, parçalanır, üstüste kum olur, hızla akmaya başlarlar odaya. Depreme yenik düşen evin merkezkaçından kurtulamaz, dönerek, girdaba koşan su dalgacıkları gibi birbirlerinin üzerine yıkılarak, çekimin büyüsüne kapılmış akar kum taneleri odaya. Oraya. Çocuklara. Yaşama. Yaşanmışa. Odada kim ve ne varsa yağar onların üzerine. Kum saati. Dört beş saniyede akar hayat, oradan oraya. Kerpiç sıkışmış kumdur; kumdan tuğlalar. Zaman hızla akar kum saatinin içinde Elazığ’da deprem anında. Hayat, hızla akar. Üç dört saniyenin içinde yaşam ölüm olur, başlangıç son. Bu kadar.
Elazığ’ın kerpiç evleri
Haberin Devamı

