Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’nın sesi bitip tükenmeyen kahramanlarından biri Mehmet Atak. Gruba gönderdiği hemen her iletinin altında bu cümle yer alır. Çok sayıda Kürt çocuğunu “taş atmak” gerekçesiyle aylardır cezaevlerinde tutan bir zihniyete yukardaki cümlenin halesiyle dayanmış, ülkenin içinde bulunduğu gelgite “ne olursa olsun demokrasi ve insan hakları” prensibiyle baş koymuş çok önemli bir davanın önde gelen mimarlarından biri. Belki hemen hepimizin toplum olarak verdiği bu zorlu sınavda öncelikle hep aklımızda tutmamız gereken bir ışığa fon teşkil edebilecek bir cümle bu: Herkesin çocuklar için yapabileceği bir şey vardır. Yeter ki çocuklar konusunda ayrımcılığa girmeyelim, “ama, ama” bağlaçlarıyla oluşturmayalım cümlelerimizi. Çocuklar için bir şeyler yapabilirsek, gelecek için de bir şeyler yapabiliyoruz demektir. Bu çocukları cezaevlerinden kurtarabilirsek, onları maşa gibi kullanmaya meyledecek gelecek zamanların her türlü illetinin önüne geçme ihtimalini de yakalamış oluruz. Bu çocukların, tıpkı tüm çocuklar gibi büyümeleri ve özgüven sahibi bireyler olabilmeleri için öfkeye ve kendilerine benzemeyen insanlara tahammülsüzce karşı koymaya değil yaşamı görmeye ihtiyaçları var. Aslında buna hepimizin çok ihtiyacı var!
Yasa tasarısı ne diyor?
Bu anlamda bu çocuklara ceza indirimi öngören yasa teklifinin Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilmesi Türkiye’nin demokrasi yolunda verdiği önemli sınavlardan biri sayılabilir.
Buna göre:
* Eylemlerde polise ilk kez taş atan çocuklara hapis cezası yerine özel güvenlik önlemleri uygulanacak.
* İkinci kez bir eyleme katılan 15-18 yaş aralığındaki çocuğa hapis cezası verilebilecek.
* Gösterilerde ateşli silah ve benzeri zarar verici aletler kullanan çocuklar uygulamadan yararlanamayacak.
* Çocuklara üst limiti beş yıl uygulanan hapis cezaları üç yıla indirilecek.
* Cezaevinde olsun ya da olmasın indirimden, haklarında hüküm verilmemiş çocuklar da yararlanabilecek.
* Ceza indiriminden büyükler en fazla 2.5 yıl yararlanabilecek.
* TMK kapsamında suçlanan 15 yaşından büyük çocuklar da çocuk mahkemesinde yargılanacak.
Hemen belirtmemiz gerekiyor ki bu yasa tasarısının Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’nın aylardır süren çalışmasına denk düştüğünü söylemek güç. Partilerin çoğu, TMK mağduru çocuklar konusunun bir çocuk sorunu olduğunu kabul etmeyip terör bağlamında değerlendirmekte kararlılar. Oysa BM Çocuk Hakları Sözleşmesi‘nde Türkiye’nin imzası olduğunu biliyoruz. Ülkemiz bu sözleşmeye taraf olmanın sorumluluğu ile tasarıyı ele almak durumunda.
Terör belasının gerekçelerine, bu çocuklar üzerinden kulplar bularak değil, demokrasi sınavıyla gerçekten yüzleşerek devam etmek durumundayız. Çünkü barışın dili demokrasinin dilidir. Tam da içimizin fazlasıyla yandığı, gencecik insanlarımızı yitirdiğimiz bu günlerde.
Demokrasi ertelenemez “Herkesin çocuklar için yapabileceği bir şey vardır”
Haberin Devamı

