Bu seneki baharı hiçbir sene olmadığı kadar hasretle bekliyorum. Kışlar giderek daha mı kasvetlendi nedir... Bu konudaki hislerimi az buçuk paylaştığım oğlum Ali Deniz’in boş bulunduğum anlarda bana takılmaları ise hiç bitmiyor.
“Sana baharın selamı var!”
“Hangi baharın?”
“Karnabaharın!”
Gel de oğlana hak verme! Baharı hissetmek böyle bir şey aslında. Beyninizden bedeninize yürüyen kıpırtılar, olan bitenle çocuksu bir ruh eşliğinde dalga geçme hissiyatı, badem ağaçlarının yer tanımaz coşkusu, sümbül kokularının ortalığa savrulan mayhoş kokusu.
Dahası mı?
Üzerinize bir hırka alıp fütursuzca dışarı çıktığınız, sonra doluya tutulduğunuz zamanlar geliyor! Umulmayanın her an olabileceği, olanaksızın aşikâr olduğu zamanlar. Bu zamanlara eşlik edecek olansa şiir kenti olan İstanbul’dur elbette. Böyle zamanlarda saatlerce laf olsun diye Boğaz kıyılarında sürttüğümü biliyorum. Kişisel tarihim bu mekanlarda zihnime not düşülmüş denizin binbir çeşit rengine karışan anlarla dolu. En çok da gevrek kahkahalarla. Kanlıca’da pudra şekerli yoğurt yemeyeli ne kadar çok olmuş... Ha bu arada Adalar’ı da unutmamalı. Mimoza kokularının ele geçirdiği o nal sesli yolları. Sırf bu yüzden nal toplamak sözü bana hep mimoza kokan muzip bir kaybedişi hatırlatmıştır!
İç mekanlar mı?
Bir zamanlar baharda tanıdığım yegane iç mekanlar sinema salonlarıydı! Sarkaç Nisan ayına doğru yürürken başlardı festival!
Kadın filmleri Sinop’ta
Geçenlerde posta kutuma düşen bir elektronik ileti başka bir festivali müjdeliyordu bana. Malum 8 Mart haftası. Bir yolunu bulursanız bu festivaldeki filmlere gidin derim. 8. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali bu. 12-21 Mart’ta Fransız Kültür Merkezi, Goethe Enstitüsü, İstanbul Modern salonlarında, ardından 10-11 Nisan’da Kars, 17-18 Nisan’da Sinop’ta gerçekleşecek.
Diyorlar ki: “Yeryüzü zor bir yıl geçirdi. Türkiye de, kadınlar da... Yine, gözyaşımızla, başörtümüzle, anne olmamız, tenceresi boş olmamız hasebiyle, ‘namus’, ‘iffet’ timsalleri ya da cezalıları olarak yani düşünce, duygu, düşten azade sırf bedenden ibaret yeryüzü misafirleri olarak anıldık ya da hepten unutulduk. Biz de yine, bu yılın festival programını, kadınların düşünceleri, duyguları, deneyimleri, en çok da düşlerini ve umutlarını bir kez daha paylaşmak ve hatırlatmak için hazırladık...
Programda yer alan filmlerden kaçırılmaması gereken bazıları ise şöyle:
* Antonia’nın Yazması
* Kırık Aynalar
* Mrs. Dalloway
* Sorulmayan Sorular
* Çiçekler Simone de
Beauvoir İçin
* Ben Hasta Değilim Anne
* Sesler
* Acılı Çikolata
* Aramızdan Birileri...
Gündüz seansları 14:00, 15:30, 17:00 ve 19:00’da. Akşam seansı ise her gün 21:00’da... Bakarsınız oralarda buluşur karşılıklı birer çay, kahve içer bahar usulü laflarız!
Bahar
Bu seneki baharı hiçbir sene olmadığı kadar hasretle bekliyorum
Haberin Devamı

