Annelerin hüzünlü hayalleri

Haberin Devamı

Amerika’nın Yanık Çocukları diye bir kitap çıktı Everest Yayınları’ndan. Kitabın önsözünü Zadie Smith yazmış ve bu önsöze 1995 yılında bir gazetecinin “Amerika’da yaşamak nasıl bir şey?” sorusuna Amerikalı yazar David Foster Wallace’ın verdiği cevapla başlamış:

“Amerika’da yaşamanın hüzünlü bir yanı var. Bu fiziksel koşullarla, ekonomiyle ya da haberlerde sözü edilenlerle çok fazla ilgisi olmayan bir şey... Kendini bir çeşit kaybolmuşluk şeklinde gösteriyor.”

***
Önsözü okuduktan sonra kaçınılmaz olarak o soru geldi aklıma elbette: Türkiye’de yaşamak nasıl bir şey? Tam da Anneler Günü’yle ilgili bir yazı yazmayı, bir gazetenin pazar ekine uygun olabilecek bir üslubu takip etmeyi planlıyordum kafamda.

Anneler Günü’ne yönelik bir başlığın temel izleği annelerin cennete, teflon tavaya, swatch watch’lara layık olduğu olabilirdi, örneğin. Ancak bunları yazacak olsam -teflon tavayı ya da swatch watch’u küçümsediğimden değil- içimde başka bir yerin beni bırakmayacağını da biliyordum. Sırf bu açıdan bakıldığında bile Türkiye’de yaşamanın da hüzünlü bir yanı var, hem de nasıl. Asla içindeki anı yaşayamamak bu temel nedenlerden biri! Zaten yaşanması da mümkün değil. Bir de bakıyorsunuz: Kaybolmuşsunuz.

***
Anneler Günü’nde yazacağım nispeten eğlenceli yazıyı, indirimli cazip fiyatlı malların neler olduğunu düşünmeye çalışırken birden kafamın bir başka noktada işlediğini fark ettim. Belleğimin yazı için tasarladığım bir alışveriş merkezi hayalinden başka yerlere akışını izledim. Çay mı koyuydu, kahve mi sertti, uyku mu az, yoksa asıl neden gazeteler miydi? Hepsi ve hiçbiri. Sert bir geçiş oldu. Güya kazanılmış bütün zaferlere rağmen, dünyada bir anneye yapılabilecek en büyük haksızlığın ondan evladını çalmak olduğunu bir kez daha hatırlayarak kafamda tasarladığım pırıltılı vitrinlere öylece bakarken buldum kendimi... Nasıl mı?

Örneğin kolyeler: 2 mayına bir kolye, 3’üncü el bombası bedava.

Çerçeveler: Filistin askısı şeklinde “Seni seviyorum Anne” fotoğraf çerçeveleri.

Parfümler: Mektuplara ilişen evlat kokusu.

Annelerin güzel hayalleri için: Evin köşelerinde gezinen hayaller -şurada büyüdü, şurada güldü, şurada birine aşık oldu, şu kapıdan gitti... Bir daha gelmedi.

***
Yok pahasına müthiş hediyeler: Annelere. Hiç unutulmayacak bir Anneler Günü için.

DİĞER YENİ YAZILAR