Mine G. Kırıkkanat

Mine G. Kırıkkanat

kirikkanat@mgkmedya.com

Biz kaç kişiyiz?

Haberin Devamı

Yetmiş beş milyon nüfuslu Türkiye’de:

Tabanca, tüfek, kısa namlulu otomatik, el bombası, plastik patlayıcı taşımayan, hatta hayatında patlayıcı imaline yarayan kimyasal gübre bile görmeyen kaç kişiyiz biz?

Çocuklarına oyuncak silah bile almayan, onları akıl geliştirici oyunlar, kitaplar, resimler, müziklerle büyütmeye ve “insan” oldurmaya çalışan kaç kişiyiz?

Bıçağı yalnızca yemek masasında kullanan, bırakın kurbanlık koyun, keçi, inek, deveyi, tavuk bile kesemeyen kaç kişiyiz?

Cinayet işlemeyen, hırsızlık yapmayan, tecavüz etmeyen, tehditle para sızdırmayan, çetelere işi düşmeyen ve mafyalaşmayan kaç kişiyiz?

Kaç kişiyiz, başkalarının yapıp sokağa attıkları çocuklara karınca kararınca sahip çıkmaya çalışan?

Kaç kişiyiz bizim olmayan çocukları yoksulluktan kurtarmak, okutmak topluma kazandırmak için
dernekler kuran, çalışan, mütevazı bütçesinden
burs parası ayıran?..

Emeğinin karşılığında yaşayan, dümen çevirmeyen, “sıcacık” parası olmayan, borsadaki iniş çıkışları, muazzam faizleri, devasa vurgunları “Mars’tan haberler” gibi izleyen
kaç kişiyiz?

Kaç kişiyiz kendi vergilerimizle yaşattığımız devletin arazisine gecekondu çatıp beleşten dağıtılan tapularla “zengin” olmayan?

Gayrimenkul vergisiydi, taşıt vergisiydi, belediye vergisiydi diye her yıl gişelerde vergi vermek için kuyruğa giren kaç kişiyiz?

Kaç kişiyiz yasalara saygılı ve yasasız iş
yapmaktan çekinen?

Kaç kişiyiz, biz yerken yiyecek bulamayanları düşünen ve boğazı düğümlenen?

Yerlere çöp atmayan, sokakları kirletmeyen, suyun değerini bilen, yeşili seven, ormanların üzerine titreyen, Türkiye çöl olmasın diye çabalayan, çabalayanlara destek olan, ağaç diken, diktiren ve yanarken ülkenin ciğerleri, içi kavrularak
ağlayan kaç kişiyiz?

Kaç kişiyiz ülkesini uygarca seven; cehaleti yenmek, yoksulluğu ve yolsuzluğu bitirmek, Türkiye’nin sütünü, kaymağını, değerini bilen ve üzerine titreyen uygar insanlarla hakça paylaşmak isteyen?..

***

İşte yarın akşam, bu sorunun yanıtı da sandıklardan çıkacak ve bizler de ülke nüfusundaki oranımızı, kaç kişi olduğumuzu ya da kaç kişi kaldığımızı göreceğiz.

Bence tatil beldelerinden dönen 11 milyon, işte bu nüfusa, bizim nüfusumuza dahildir.

Silahımız, her birimizin bir “oyu” ve o silahı, belki de bugüne kadar gerektiğince etkili kullanmadık, hatta bazılarımız kınında bıraktılar, çekmediler çoğu kez.

Gün yarındır.

Ve sözüm, bizleredir, tatilden dönen 11 milyonadır:

Ey Türkiye’nin uygarları!

İdeallerine ve insanlığına kastedecek düşmanlar, küresel ekonomide emsali görülmemiş sanal vurgunların mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile basının çoğu kaleleri ele geçirilmiş, seçim anketleri düzülmüş, düzülmüş anketlerle borsalar uçurulmuş, sivil kuvvetlerin morali sıfırlanmış ve memleketin her köşesi bilfiil satılmış olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleket dahilinde talana yamananlar, yalakalık istikrarı içinde bulunabilirler. Hatta ihaleye doymayanlar, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin spekülatör emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, bir kilo bulgur, bir çeki odun, bir torba kömüre oyunu satmış olabilir.

Ey insanlık namusunun evladı! İşte bu ahval
ve şerait içinde dahi vazifen, oyunu uygarlık ve aydınlıktan yana kullanmaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR