2008-09 sezonunda Beşiktaş devre arasında Ernst’i transfer etmişti. Biyonik Alman, ekürilik ettiği Cisse’yi büyütürken, kendisi de ülkenin en özel oyuncularından biri haline dönüşmüştü. Bu sezon adeta bu etkiyi yaratan adam Josef oldu F.Bahçe’de. Geçen yıl hocanın ‘ikiniz de çıkmayın’ telkinlerinden sonra bu sezon ofansif anlayışıyla adeta Topal ile birlikte 3 adam oluyorlar. Topal’ın 1.5 asistinin sebeplerinden biri de onunla çok iyi anlaşabiliyor olması. Çünkü güvende, çünkü hücuma çıktığı zaman arkasını toplayan birinin varlığından emin.
O sebeple takımdaki en iyi performansını sergileyen Aatif da, hat-trick yapan Sow da saygıyı hak etmekle birlikte, maçı ilk yarıda bitiren oyuncular Topal ile Souza oldu. İlk 10-15 dakika etkili başlayarak bilhassa Şener kanadını iyi kullanıp rakibini baskılayan Rize, bulduğu gol sonrası oyunu tutamadı.
ADVOCAAT’A SAYGI
20-25 dakika ortada geçen ‘top paylaşımında’ Karadeniz temsilcisine topu veren F.Bahçe ‘kendi topsuz oyununa’ döndü. İşi de o zaman ele aldı. Yine düşenleri, dönenleri topladı. Önde ‘kondisyonu eksik, çalışamıyor’ denilen RVP, ilk yarı sonunda 5630 metre mesafe kat etmişti. Sow, Aatif ve Alper olanca yıpratıcı koşularıyla Rize’yi perişan etti.
MAÇ ilk yarıdan bitti. 5-1’lik skoru F.Bahçe oyunla da hak etti, emeğiyle de. Çünkü Dick hoca, hem kulüp/camia içine hem de dışarıya şu mesajı veriyor. “Bu takımda emek veren oynar, bu takımın tek patronu benim, çalışmayan vatandaşım RVP gerekirse 5 hafta yedek bekler, formayı hak etmeyen öteki vatandaşım Van Der Viel gerekirse 18’e giremez! Haa ülkenizin gözbebeği Salih de bu haliyle olmaz!” Büyük saygı duyulmalı Hollandalı’ya.

