SİVAS’TAN başlamalı... Yiğit, Cicinho, Boye’un yokluğunda Ü.Ana-dolu’dan gelen ve 18 görmeden
zorunlu 11 çıkan Çağatay ile ayağına mahir olmakla birlikte sıkıntılı görüntü çizen Ou-mari’nin yarısını oluşturduğu defans hattı... Kalanı İ.Öztürk ile Ziya! Önlerinde 2’si yeni 5’i hücum orjinli, ilk kez bir araya gelmiş bir altılı!
BUNA rağmen ilk yarıda G.Saray kalesini 3-4 kez zorlayan, Aatıf önderliğinde, 3. bölgede iyi paslaşmalarla etkili olan bir Sivas... Peki bunlar niye oldu? Niçin bu denli defolu bir Sivas özellikle ilk yarı iyiydi? Çünkü ne hücumdan savunmaya, ne savunmadan hücuma etkili geçebildi G.Saray. Sakatlıktan yeni çıkmış Burak ve Wesley’nin hücumda yeterli olamamaları, Donk’un yeterince savunma sertliği gösterememesi ilk yarıda Aslan’ı etkili göstermedi! İyi de 2-0’a ne diyorsun? Sinan Gümüş diyorum! Bir penaltıyı yarattı, golü de takipçiliğiyle buldu. Muslera’nın kritik 1-2 kurtarışına da herkes alıştı zaten!
2. yarıda tablo değişmedi. Sivas yine ara ara etkili olurken Texeira 6 kişinin içinden bomboş kafayla golü buldu. Bu, Sivas’ın o ana kadar bulduğu 5. bomboş kafaydı. O sıralarda G.Saray, Sivas’ın arkadaki boşluklarından yararlanıp belki farka koşacakken Burak’ın Sneijder’e attığı pas sonrası oluşan atmosfer sorgulanmalı! Burak yuhalandı! Pozisyonlara girerken! Takımı için çaba gösterirken! G.Saray 3-1 kazandı. Berabere kalır, yenilir; 3 yıl şampiyon da olamaz belki. Ama bu tavırlar hoş değil.
STATTAYDIM; defans arkasına atılan topta girilen pozisyonların 2.’sinde top Burak’a gelmeden havada ‘yuh’ başladı! Taraftar artık ‘her şeyin kendisi’ olduğu halüsinasyonundan vazgeçmeli. Sosyal medya tarafından ‘hak görülmesi meşrulaştırılan’, bazı meslektaşlarımızca kendi popülerliğinin katlanması adına tetiklenen bu hava, her kulüp için potansiyel tehlikedir.

