Vehbi Koç görseydi

Haberin Devamı

“9 Kasım Cuma günü saat 12.45’te Henry Ford’un bizi kabul edeceği ve birlikte yemek yiyeceğimiz bildirildi. O gün sabahleyin kalktım, tıraş oldum, giyindim, kuşandım. Ford şirketine gittik. Mr. Ford’un bizi 12.45 yerine 12.15’te kabul edeceği bildirildi, gittik. 12’nci katta sekreterin odasına girdik...”

Bu sözler Türkiye’nin ve dünyanın en büyük şirketlerinden Koç Grubu’nun kurucusu Vehbi Koç’a ait. Anılarında Amerikalı Ford’un patronu Ford II ile nasıl görüştüğünü anlatırken bu sözlerle başlıyor.

Bu kısacık paragrafta kullanılan dil ve ayrıntılar bile o görüşme sırasında Koç’un ne kadar heyecanlı olduğunu göstermeye yetiyor. 1990’ların başlarında “Vehbi Koç Belgeseli”nin metnini yazarken, o heyecanı daha fazla yansıtan sözleri kendisinden de dinlemiştim.

Aylar, haftalar öncesinden başlayan görüşme (ya da görüşememe) kaygısı, asansörde ter içinde kalış...

“Ankaralıların kravatı her zaman doğru durmaz, benimki de eğriydi. Henry Ford kravatımın eğri olduğunu görüp düzeltti ve resim çekilirken güler yüzlü olmamı tavsiye etti.”

Kendi deyimiyle “Angaralı” işadamı, Ford acentesi Vehbi Koç, tek kelime İngilizce bilmeden, dünya devi, İkinci Dünya Savaşı galibi Amerika’nın dev şirketi Ford ile görüşmeye çalışıyordu ve amacı, Türkiye’de ortak otomotiv şirketi kurup üretime başlamaktı.

Yıl 1948’di. İki yıl önce Amerika’ya ilk gidişinde “Baba Ford” işbaşındaydı ve onu, elini sıkmak için bile görmenin mümkün olmadığını söylemişlerdi. Şimdi “Oğul Ford” da en az onun kadar ulaşılmazdı.

Neyse... Vehbi Koç, ürkek bir biçimde de olsa, Ford II ile görüştü. Ama istediğini alamadı. Ford Türkiye’de fabrika kurmak istemiyordu. Zaten, Türkiye’de ampul fabrikası kurmayı önerdiği General Electric’in patronu da, ilkin, “Kardeşim Türkiye gibi bir ülkede ampulü kime satacaksın, ben sadece Noel gecesi 25 milyon ampul satıyorum” diye posta koymamış mıydı?

Vehbi Koç yılmadı. Ford ile görüşmeler yıllar boyu sürerken Türkiye’de Otosan’ı kurdu. Anadol’u üretti. Sonra Fiat ile anlaşıp TOFAŞ’ı hayata geçirdi. Ford’un Koç ile anlaşması 1976 yılını buldu. 1979’dan itibaren fabrikalar birbirini izledi.

Ve önceki gün Koç’un Türkiye fabrikalarında Türk mühendisleri ve işçileri tarafından üretilen “Ford” marka araç Amerika’ya ihraç edildi. Altmış yıl önce Ford II’ye yalvar yakar olan Vehbi Koç, bugün dünya devi Ford’un anavatanına Ford otomobil sattı.

Sağ olsaydı, sevimli yüz ifadesini takınıp nasıl kıs kıs gülerdi kim bilir...

*****


İYİ Kİ MÜJDE AR’LAR VAR

Sanatçı Müjde Ar, NTV’deki “Haydi Gel Bizimle Ol” programında Hüseyin Üzmez’i eleştirmişti.

Hüseyin Üzmez kim?

14 yaşındaki bir çocuğa taciz suçlamasıyla yargılanan “gazeteci-yazar.”

Müjde Ar, o çocuğun ruh sağlığının bozulmadığı yolunda rapor veren uzmanları da eleştirmişti.

Bir başka “gazeteci-yazar” Abdurrahman Dilipak, köşesinde Müjde Ar’a ağzına geleni söyledi. Şimdi burada tekrar etmeye dilimin varmadığı sözler ve suçlamalarla.

Müjde Ar, suç duyurusunda ve tekzip talebinde bulundu. Olumlu sonuç alamadı. Adalet Bakanlığı’ndan “kanun yararına” düzeltme istedi. Yine olumsuz...

“Tüm iç hukuk yollarını tüketmiş” olan Müjde Ar, şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidiyor.

İyi yapıyor.

Avrupa mahkemesinden ne karar çıkar bilemem ama, bildiğim, Türkiye’de Müjde Ar gibi kadınlar oldukça, Türkiye’de kadınları, kızları aşağılayan, ezenlerin istedikleri gibi at oynatamayacakları...

Müjde Ar’ın peşini bırakmadığı hukuk mücadelesi bir şeyi daha gösterdi: Türkiye’de kadınlar, Müjde Ar’ın yaptığı gibi, en az “o adamlar” kadar cesur ve kararlı olmadıkça, kadına kurtuluş yoktur.

DİĞER YENİ YAZILAR