Beşiktaş’ın ilk yarı oynadığı futbolu tanımlamak zor. Ancak ‘yavan ekmek’ denilebilir. Akıcılıktan uzak, kopuk bir oyun. Vasatı aşamayan bireysel performanslar. Rakibi tek zorlayan Uğur Boral’dı.
2. yarının başında Stancu’nun kaçırdığı gol Beşiktaş için sanki Tanrı’nın lütfuydu. Ama Kartal’ın silkinmesi için yeterli olmadı. Biliç, Fernandes ve Oğuzhan’ın yokluğunda yaratıcılık eksikliği çeken takımda rakip ceza alanına tek top taşıyabilecek oyuncu olan Gökhan Töre’yi de çıkartınca umutlar sadece Uğur Boral’ın yapacağı ortalara kaldı.
ŞAMPİYONLUĞA VEDA...
SON 10 maçta sadece Kayseri, Konya ve Elazığ’ı yenebilen Beşiktaş, dünkü kayıbın ardından şampiyonluk yarışına da veda etti.
Biliç’in takımı her geçen gün geriye gidiyor. Beğenilmeyen Fernandes yokken Beşiktaş hiçbir şey üretemiyor. Veli ve Necip koşuyorlar ama oyuna kattıkları değer ‘sıfır’, Mustafa verilen şansları kullanamıyor. Ömer büyük takım oyuncusu değil. Oğuzhan’ın 2 katı maaş alan Kerim Frei ortalarda yok. Golcü diye alınan Eneramo nerede?
BU arada benden duyun. Transferde ilk tercih olarak Slaven Biliç stoper istiyormuş. Beşiktaş’ın o kadar çok eksiği, gediği var ki...
Bunlara Biliç’in vizyonunu da ekleyebiliriz. İstediği ve istemediği oyunculardan yola çıkarsak transferde son söz hakkı kesinlikle Hırvat teknik adamda olmamalı. Ayrıca takımı yönetme konusunda, sevk ve idarede başarısız olduğu da apaçık ortada.
Sezon başında Biliç ilk geldiğinde “8 kaliteli takımın olduğu Rusya Ligi’nde 9. olması büyük soru işareti” demiştim. Sonradan da haksızlık yaptığımı düşündüm. Ama Beşiktaş’ın her geçen gün geriye gitmesi, maçların devamında rakiplerine mağlup olması Biliç konusunda daha farklı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Acaba sorun Biliç’te mi?
Tükeniş
Haberin Devamı

