Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Transfer modeli

Haberin Devamı

Büyük kulüplerde transferi belirleyen en önemli faktör ekonomik koşullardır. “Hem paramız yok hem de çok iyi oyuncular alacağız” diye bir söylem günümüz futbolu için geçerli olamaz. Aldığımız duyumlara göre Beşiktaş yine yanlış rotada. Transferde farklı modeller var. Hangisi uygun siz karar verin.

1: Parayı bastır al

Kalitesini ıspat etmiş, pazarda talep gören, kariyerli ve hazır oyuncuyu transfer etmek. Beşiktaş bunu yapacak ekonomik güce sahip değil.

2: Ara-tara al ve yetiştir

Bu delde en önemlisi potansiyeli olan doğru oyuncuyu bulabilme becerisidir. Aslında oyuncu büyük kulüp seviyesinde değildir, alıp yetiştirip, geliştirmek ve seviye atlatmak da ayrı bir maharet ve sabır ister. Bu modeli günümüzde başarabilen sadece Porto ve Dortmund kulüpleri var. Büyük kulüp için çok riskli ve gerçekleştirilmesi zor bir modeldir.

3: Sözleşmesi biten oyunculara git

Beşiktaş için bonservis ödemeden pazarda boşa çıkan oyuncuları daha yüksek maaş ödeyerek almak en makul çözümdür. Ancak bunun için de aralık-ocak aylarında harekete geçmek gerekir. Mayıs-haziran aylarında transfer pazarına girmek risklidir çünkü talep görmeyen elde kalmış oyunculara gitmek durumunda kalırsınız.

Beşiktaş transferde doğru bir politika ile karma bir model izlemelidir. Yani 3 modelden de faydalanmalıdır.

TRANSFER KRİTERİ VE SCOUTING

Beşiktaş gibi kulüpler kendi seviyesinin üzerinde bir ligden ve kulüplerden oyuncu transfer ederek ancak kendi mevcut kalitesini yükseltebilir. Roma’dan Zago, Benfica’dan Ronaldo, Milan’dan Giunti, Valencia’dan Fernandes, Schalke’den Fabian Ernst alırsanız seviyeniz bir üst kademeye çıkar. Çünkü bu kulüpler futbol hacmi olarak sizin üzerinizde olan kulüplerdir ve bu oyunculara forma verip oynatmıştır.

Sizden daha büyük futbol kalitesine ve potansiyeline sahip bir kulüpte oynamış bir futbolcunun transferinde risk çok azdır. Örneğin Schalke’nin orta sahasında banko oynayan Jones’un transferi için scout ekibine falan gerek yoktur.

Başarı, kaliteyle gelir

G.Saray, Arsenal, Juventus, Real Madrid, Inter ve Chelsea gibi kulüplerde oynamış futbolcularla bir üst seviyeye çıkmıştır. En çok para ödediği Kayserispor’dan gelen Amrabat ile Çağlar Birinci, Yekta veya Yiğit Gökoğlan ile değil...

Unutmak gerekir ki 82 puan alan Trabzonspor’un maestrosu Selçuk İnan, 46 puan alan bir G.Saray’a gelmiş ve seviye atlatmıştır.

Beşiktaş'ta transfere kim karar veriyorsa alt seviyeden oyuncular ile başarı hayâli kurmamalıdır. Oyuncunun profesyonellik seviyesi, aile yapısı, hangi ligde, hangi seviyede kaç maç oynadığı, devamlılığı, geçirdiği sakatlıklar gibi istatistiki verileri analiz edebilmek bile scouting’den daha faydalıdır.

6 yıl Sporting Lizbon gibi bir kulüpte direkt oynamış, lig şampiyonluğu ve UEFA Avrupa Ligi finali gören, Şili Milli Takımı’nın oyuncusu Tello’yu bulmak için scout ekibine gerek yoktur. Oyuncunun seviyesi bellidir. Beşiktaş seviyesini taşıyabildiğini ispat etmiştir.

Scouting daha alt seviye bir ligden veya kulüpten gelecek bir oyuncunun senin kulübünün seviyesi için yeterli olup olmadığını ölçebilmek içindir.


Ne yapmak gerekir?

Beşiktaş yıllardır kendini güçlü kılan ve güçsüz kılanı artık ayırt edebilmelidir. Bu seviyenin oyuncusu olmayanlar ile ilişkiyi kesmek de önemli bir hamledir.

İyi bir kaleci, iyi bir sol bek, deneyimli ve pas kalitesi yüksek bir orta saha oyuncusu ilk 11 için şarttır. Portekiz Milli Takımı’nın santrforunu gönderip daha iyisini bulabileceğine inanmak mevcut piyasa koşullarında hayâlciliktir. Almeida’nın devamlılığını artırmak ve sakatlık sorunlarını minimize etmek daha akılcı bir çözümdür.

Almeida ve Fernandes’i yönetmek daha iyilerini bulmaktan çok daha kolaydır. Beşiktaş yerli oyuncu kalitesini artırmak zorundadır. Vasat 3-4 yerli oyuncu yerine 1 tane ilk 11’e koyabileceği bir Türk oyuncu daha akıllıca olur. İsmail’in güçlü bir şekilde dönüp dönmeyeceğimde takım planlaması için önemlidir.

DİĞER YENİ YAZILAR