F.BAHÇE formsuz, moralsiz ve eksik.. Hal buyken ligin en mütevazı takımı ile tarafsız sahada oynamak büyük şans. Üzerine UEFA Avrupa Ligi’nin en zayıf takımı ile evinde oynayacak olması da adeta bir piyango. Bu 2 maçı kazanıp rahat bir nefes almak, moral bulmak ve sakatların da düzelmesi ile doğru bir yola doğru adım atmak mümkün. Ancak oynanan oyun yine tatmin edicilikten uzak. Kötü futbolu, az pozisyona girmeyi kadro zaafiyetine bağlayanlar olacaktır. Yine de kabul edelim ki sahaya çıkan 11 Akhisar’dan kat be kat kaliteli.
F.BAHÇE yavaş futbol oynuyor. Alex gitti, yaratıcılık da gitti. Üstüne üstlük hız artmadı hatta azaldı.
BU ORTA SAHA İLE ZOR
BÖYLE büyük bir takım bu kadrosu ile nasıl bu kadar az pozisyon üretebilir? Hücum zenginliğinden nasıl bu kadar uzak kalabilir? Anlamak mümkün değil... Bu durumun temel sebebi 3 defansif orta saha oyuncusu ile oynamak. Selçuk 2. golde o ekstra katkıyı yapmasa o gol de gelmeyecek. Modern futbolda 3 kişiyle hücum yapmak diye birşey yok. Rakip ceza alanına arkadan destek koşuları şart. Orada çoğalmak zorunluluk. F.Bahçe’de Mehmet Topal, Selçuk ve Cristian orta sahası ile bunu yapmak pek de mümkün görünmüyor.
İŞİN ilginç tarafı sahadaki takım defansif dururken kalesinde pozisyon da veriyor. Aykut Kocaman Yobo, Egemen ve Meireles’in dönüşüyle defansif olarak güçleneceklerinin farkında. “Şu kolay maçları bir şekilde geçeyim” diyor.
FAKAT uzun vadede hücumdaki bu kısırlığa nasıl çare bulacak? Asıl merak konusu o. Üstelik Sow şu anda fit ve formda. Ona rağmen hücumdaki sorunlar büyük.
KAZANIRSIN AMA...
MAÇIN ilk yarısında gelen ilk 2 gol duran toplar ile geldi. Ortada futbol falan yoktu. 2. yarıda Akhisar beraberlik için açıldı ancak F.Bahçe 78’deki Sow’un dar açıdan girdiği pozisyona kadar yine üretemedi. Akhisar’a oyunun kontrolünü verip 2-1’e razı görünmek F.Bahçe’ye yakışmadı.
DÜN rakip Akhisar’dı... Perşembe akşamı da AEL Limassol... Bu futbol, bu hücum performansı bu rakipleri yenmeye belki yeter ancak ya sonrası ???
Şimdi tamam, ya sonra?
Haberin Devamı

