“2. yarıdaki oyun kurgusu Kocaman’a ilham verecektir. Takımın küçük dokunuşlarla kimlik değiştirmesi bunun açık göstergesi”
BRAVO Kocaman’a... Neden? İnatçı davranmadığı için.. Hatasında ısrar etmediği için...
İLK yarı hücumda hiçbir şey üretemeyen, ceza sahasına bile giremeyen F.Bahçe, ikinci yarıda klasik 4-2-3-1’den vazgeçti ve 4-4-2’ye dönerek forvette Bienvenu ve Sow’u birlikte oynattı. Orta alanda Emre takımın pas kalitesini arttırırken hücumlar daha da olgunlaştı ve F.Bahçe etkili oynamaya başladı.
İLK yarıdaki hücum fukarası oyunda Alex’in yokluğu kadar Antalyaspor’un F.Bahçe’yi iyi etüt etmesinin de etkisi vardı. F.Bahçe’nin klasik 4-2-3-1’ine göre çalışmıştı her şeyi Mehmet Özdilek. Ancak ani sistem değişikliğine oyun içinde çözüm üretemediler. Sow’un attığı golde ise büyük bir yanlışa düşerek savunmayı kaleye çok yakın kurdular. Modern futbolda savunma hattını bir an bile kalenize bu kadar yakın kurarsanız golü yersiniz.
F.BAHÇE’NİN ikinci yarıdaki oyun kurgusu kuşkusuz Aykut Kocaman’a “süper final” öncesi ilham verecektir. Vermelidir. Hiç üretemeyen takımın küçük dokunuşlarla bambaşka bir kimliğe bürünmesi açık bir göstergedir.
HAYATİ bir maç oynayan Antalyaspor karşısında F.Bahçe takımının gösterdiği kararlılık süper final öncesinde umut verirken Sinan Kaloğlu’nun pozisyonu dışında rakibine gol şansı vermemesi bir diğer önemli artısı oldu. Ziegler hariç hemen herkesin görevini yaptığı Emre’nin ise ikinci yarı oyunuyla öne çıktığı bir maç oldu.
Antalya düşmedi ama..
-ANTALYASPOR kaybetmesine rağmen ligde kaldı. Ancak Akdeniz ekibinin yönetimi ve Mehmet Özdilek özellikle Necati Ateş takımdan gittikten sonra -A.Gücü’nden sonra- ligin en kötü hücum yapan takımı oldukları gerçeğini gözardı etmemeli. Bir cümle de Tolga Özkalfa için.. Zorluk derecesi yüksek kader maçını hatasız ve adaletli yönetti. Poziyonlara yakındı.

