Tarihinin en önemli maçında F.Bahçe ilk 15 dakika biraz tedirgindi. Bu bölümde daha çok kendi yarı alanında kalmayı tercih etti. Ancak önce Webo’nun getirip Sow’a verdiği top ile gelen pozisyon, ardından Kuyt’ın ortasında Sow’un direkte patlayan topu temsilcimize golü getirmese de büyük bir güven ve cesaret getirdi.
Üstün mücadele gücü ve defansif yardımlaşma oyunu rakip yarı alanda oynamak isteyen Benfica’ya izin vermedi. Sahada daha istekli ve fiziksel olarak güçlü görünen F.Bahçe devrenin sonunda öne geçme şansını Cristian ile kullanamadı. Kaçan penaltı o kadar önemliydi ki devrede içeri 1-0 girebilsek 2. yarıdaki oyun lehimize gelişecek bir stratejiyi de beraberinde getirecekti.
İkinci yarının başlama düdüğü ile birlikte yine agresif bir F.Bahçe vardı. Sahanın her yerinde basan rakibe üstünlüğünü hissetiren olağanüstü arzulu bir F.Bahçe... Sezonun belki de son yılların en iyi F.Bahçesi...
AH O DİREKLER
Arka arkaya Cristian ve Meireles’in füzeleri sonra da Kuyt’ın direkten dönen topu.. Egemen ile gelen gol fazlasıyla çok daha önceden hakedilmişti.
Bu kadar çok istemek, müthiş yardımlaşma ve tempo ile birleşince F.Bahçe, Benfica’yı resmen sahadan sildi. 38 maçtır tek bir resmi maç kaybetmeyen Benfica iplere yaslanmış bir boksör gibiydi.
Öyle ki direklere takılan o 3 top olmasa Amsterdam’ı düşünmeye çoktan başlamıştık.
BEKLE BİZİ AMSTERDAM
Dün herkes muhteşemdi. Görevini yapmayan tek bir oyuncu yoktu. Rövanşta en büyük güvencemiz F.Bahçe’nin deplasmanda şu ana kadar hiç maç kaybetmeyen organize takım savunması. Bu mücadele gücü ve arzusunu Luz Stadı’na taşıyabilirsek Amsterdam hiç de uzak değil..
Muhteşemdiniz...
Haberin Devamı

