KUPA finalleri tek bir 90 dakika olması nedeniyle her zaman sürprizlere açıktır. Ancak dün son yılların en tek taraflı ve rahat geçen kupa finalini izledik. F.Bahçe ve Bursaspor arasında sahada büyük bir fark vardı ve bu da skora yansıdı. Orta siklet bir boksör ile ağır siklet boksör maç yapıyor gibiydi.
-MORALSİZ ve yorgun olmasına rağmen F.Bahçe, Bursaspor’u adeta sahadan sildi. Bunun çeşitli nedenleri vardı. F.Bahçe’de top kullanma becerisi yüksek olan kaptan Alex, Emre Belözoğlu ve Cristian Baroni hiç baskı altında kalmadan top kullanma şansı buldular. Öyle ki Alex Türkiye’ye geldiği günden beri belki de rakip tarafından hiç rahatsız edilmeden en rahat maçını oynadı. İstediği şekilde oyunu kontrol etti, pas dağıttı, 3 tane asist yaptı, 1 gol attı.
-YEŞİL-beyazlılar taç çizgisi kenarlarına kadar açılan F.Bahçe’nin oyun alanını enine kullanmasına çare bulamadı. Bu şekilde rahat pas yapan Kanarya, kanat bindirmeleriyle de oyunun yönünü istediği şekilde değiştirdi ve pozisyonlar buldu. F.Bahçe önde baskı yaparak rakibi yıprattı mı, hayır. Çok tempo yaptı mı, yine hayır.
BÜYÜK USTA ALEX
-YAVAŞ ama sakin ve akılcı bir oyunla oyun alanına çok iyi yayılarak, iyi, bol pas yaparak sezonun en rahat maçını oynadı. Öyle ki Yobo ve Gökhan Gönül gibi 2 önemli oyuncusu sakatlanıp çıktı ancak Bursaspor buna rağmen rakibini hiç zorlayamadı.
-29 yıl sonra gelen kupa F.Bahçe için bir çok açıdan önemliydi. Kaybedilen şampiyonluk sonrasında gelmesi yıkılan moralleri düzeltti. F.Bahçe’de herkes mükemmele yakın oynadı herkes görevini fazlasıyla yaptı.
-KAPTAN Alex gibi büyük bir usta bu başarının mimarı olurken F.Bahçe’deki harika kariyerine bir de Ziraat Türkiye Kupası ekledi. Doğrusu kaptana ve arkadaşlarına yakıştı da.
-BURSASPOR ise büyük seyirci desteğine rağmen ne fiziksel, ne taktiksel ne de psikolojik açıdan bu finale hiç hazırlanamamış.
Kupa Fener’e çok yakıştı..
Haberin Devamı

