HÜCUMDAKİ silahların hepsi birden bu kadar durgun olunca son derece etkisiz bir G.Saray izledik dün akşam.. Arda hiç yoktu, Keita gezindi durdu, Elano etkisizdi, Jo güçsüz ve ağırdı.. Fizik olarak daha güçlü olan daha çok isteyen ve ikili mücadelelerde ayakta kalan Eskişehir ilk 60 dakikada 2 farklı üstünlüğü ele geçirdi..
ORTA alanda Mehmet Topal çok pas hatası yapınca Elano’da fazla sorumluluk almayınca G.Saray oyun kuramadı..
ESKİŞEHİR önde baskı yaparak G.Saray’ın pas trafiğini paralize ederken mücadele olarak zengin, futbol olarak yoksul bir oyun çıktı ortaya.. Baskıyı yiyen G.Saray savunması uzun toplarla çıkmaya çalışınca da sarı-kırmızılıların gol atma ihtimali şansın ötesine geçemedi..
BURADA bir parantez de Servet’e açmak istiyorum. İstikrarlı bir oyuncu olan Servet, son dönemde sallanmaya başladı. Atletico maçında Forlan’dan dün de Koray’dan kritik bölgede yediği çalımlar Servet’e hiç mi hiç yakışmadı.
ESKİŞEHİR ne zaman 2-0’ı korumak için geriye yaslandı, topu indiren ve pas yapmaya başlayan G.Saray baskı kurdu. Sabri ve Caner de hücumlara destek verince oyun rakip ceza sahasına yığıldı.
ES-ES TERS GELİYOR
Kanatlardan gelen toplarla pozisyon arayan G.Saray Jo’nun iki stoper arasında kaybolmasıyla etkinlik kazanmazken bu oyun anlayışı ev sahibinin ekmeğine bir anlamda yağ sürdü.
RIZA Çalımbay diri, mücadeleci ekibiyle bir büyük maçı daha da kazanmayı başardı. Ancak savunmanın arkasına sarkamadan sürpriz gollerle sonuca gitmeleri şaşırtıcı oldu. Bazı takımlar gerçekten de bazılarına ters gelebiliyor. Eskişehir, 2 sezondur G.Saray’a tek puan verdi.
HAKEM kararlarına saygılı ve eleştirmekten kaçınan bir futbol görüşüm var ancak bir satır da Bülent Yıldırım için: Tempolu oyuna, mücadeleye prim tanıyan, oyunda fazla görünmeyen Bülent Yıldırım yoktu dün akşam. Skor, formalar ve maç içinde daha önce yapılan hatalar bir hakemi etkilememeli.
Hayâlet takım!
Haberin Devamı

