YENİLGİDEN daha çok acı veren Avrupa Şampiyonası’nı televizyondan seyredecek olmamız. Futbol hatalar oyunu. Bu seviyede hata yaparsanız cezası ne yazık ki ağır oluyor. 2. dakikada Gökhan Gönül’ün yediği kolay çalım, sonrasında gelen gol dengemizi bozdu ve planlarımızı alt-üst ettiler. Gol yememeyi kafamıza koymuşken adeta 1-0 geri başladık. Hırvatlar son derece disiplinli pozisyon alarak iyi bir savunma yaptılar. Bu savunmayı geçecek çözümü hiç üretemedik. İkinci golde ters kademede Gökhan’ın maçın yıldızı Corluka’ya kafayı vurdurmaması gerekiyordu.
-2-0’DAN sonra artık iş mucizelere kalmıştı. Hücumda hiçbir şey üretememizin nedenlerinden biri şu; Emre ve Selçuk orta alanda sadece belli bir bölgede oynuyorlar. Maç boyunca rakip kaleye 40 metre mesafeye bile yaklaşmadılar. Orta alanda sadece pas alışverişinde bulunuyorlar. Oysa ki modern futbolda orta saha oyuncuları toplu ya da topsuz gol bölgesine girmek zorunda. Böyle bir ikili kullanıyorsanız önlerinde mutlaka Mesut Özil ya da Alex tipinde gole yakın bir orta saha oyuncusu oynatmak zorundasınız. Bizde Sabri bunu yapmaya çalıştı. Ama onun da bunu yapması zaten imkansızdı.
2012 ARTIK İMKÂNSIZ!
-EMRE, -kendisini suçlamıyorum ama- F.Bahçe’de oynadığı gibi oynuyor. Oysa buradaki pozisyonu farklı. Daha geniş bir alanda hem defansif hem de ofansif görevleri çok fazla. Bu yüzden hücumda tek şansımız kanatlardan gelişecek hücumlara kaldı. Top kanatlara indiği zaman Burak’ın yanına destekçi olarak gidecek 2. bir oyuncu hiç yok. Takım kurgumuz hem iyi savunma yapacak şekilde değildi hem de hücumdaki üretkenlikten oldukça uzaktı.
-HIRVATLAR sadece futbolun doğrularını oynayarak, iyi pozisyon alarak bizi zorlanmadan geçtiler. Artık bir dönem bitmeli ve yeni bir dönem başlamalı. Türk futbolunda kronikleşmiş hastalıkları bir türlü aşamıyoruz. Kolay gol yemek ve orta sahada belli bir bölgede kalmak bunlardan en temel ikisi. Rövanş maçında bu işi çevirmek artık imkansız!
Hastalık kronik
Haberin Devamı

