Güntekin Onay

Güntekin Onay

gonay@gazetevatan.com

Hakemlere ve MHK’ye...

Haberin Devamı

Ligde her şey 2. yarılarda belli olur. Şampiyon, düşenler-kalanlar... Liglerin 2. yarısı daha zorlu ve kıran kırana geçer. Kader maçları oynanır, her puanın ayrı bir önemi vardır.

Hakemler de bu oyunun bir parçasıdır. Hata kaçınılmazdır. Hep olmuştur, yine olacaktır. Ancak 6 hakemin olduğu yerde 'Göremedi, süzemedi' mazereti söz konusu olamaz. Olmamalı da.

Türk hakemliği futbolumuzun gerisinde değil. Hatta son yıllarda önüne geçti. Eğitim seviyesi yüksek, kaliteli çocuklar. Çoğu da yetenekli ve gelişiyor.

İngiltere, İspanya, İtalya ve Almanya’da bile izahı olmayan hakem hataları oluyor.jİnanın bizde hata daha az. Bizim hakemlerimizde ve MHK’de eksik olan şey: 'Baskıyla başedebilme yetisi'.

HATA OLSUN, EYYAM OLMASIN

Kuralları herkes biliyor. Mesele uygulamada. Eyyam denen virüs maalesef hücrelere kadar sinmiş, çıkmıyor; toplum tarafından da kabul görüyor. En iddiasız futbolsever bile maç izlerken "Hakem falancadan oyuncu attı ya, bak birazdan filancadan da atıp eşitler" diyor. Haklı çıkıyor.

Her stat, her forma hâlâ eşit değil. Hakemlerin çoğu maç almayı sürdürmek için işin kolay yoluna sapıyor. Çünkü 'Cesur' olan takdir görse de ‘büyükler’ce istenmiyor.

MHK cesur değil ki hakemler cesur olsun. Tayinleri onlar değil adeta kulüpler yapıyor. En şöhretli ve üst klasmandaki hakemler neden bazı kulüplerin maçını hiç yönetmiyor? Hani o devirler bitmişti?

Cesur, baskıya boyun eğmeyen, herkese eşit, gördüğünü çalan hakem yönetimleri istiyoruz. Hata olsun, eyyam olmasın. Bu işten evine ekmek götürenlerin hakkı yenmesin.

Ayrıca bir husus daha var. Faul bu güzel oyunun düşmanıdır. İstediğiniz kadar faul yapıp rakibi oynatmamak diye bir şey olamaz. Yüzlerce maç içinde toplamda en az faul yapılan maçın '21' olduğu tuhaf bir ligimiz var. Faul bu oyunun parçası ancak tadı kaçmaya başladı. Bir takım sistematik bir şekilde her maç 25-30 faul yapıyorsa bunun bedeli olmalı. 25-30 faule 2 sarı kart olmaz...

MHK ve hakemlerimiz bu oyunun daha güzelleşmesi için bir sorumluluk hissediyorlar ise artık bu duruma çözüm getirsinler.

Tranfer ve iflas

Endüstriyelleşen futbolda tek realite; ekonomi... Fakat kulüplerimizin çoğu borç batağında... Güçlü mali yapınız yoksa yaşama şansınız çok az. Tek çıkış iyi bir altyapı organizasyonu ve potansiyelli oyuncuları arayıp bulmak. Kulüplerin %90’ında organizasyon yok. Altyapılar acınacak durumda. Scouting yok. 3-5 menajerin tavsiyesi ile transfer yapılıyor.

Rekabet duygusu, günü kurtarma arzusu ile birleşince, bilinçsiz, hovardaca transfer yapılıyor. Hesap soran yok. Alt ligler daha vahim.

TFF artık düğmeye basmalı

Kulüplerin mali bilançoları sıkı denetlensin. Gelir-gider dengesine göre belli oranda transfer yapmaları sağlansın. Borçla transfer yapma dönemi bitsin.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen kulüplere transfer yasağı, puan silme hatta ligden düşürmeye kadar yaptırımlar uygulansın. 'Nereden buldun?' yasası futbolda da uygulansın.

Yabancı yasağı gözden geçirilsin. Çünkü uluslararası pazarda maksimum 100-150 bin Euro kazanabilecek seviyede oyuncular bunun 8-10 misli maaş alıyor. Kulüplerin altyapılarını revize etmeleri için kriter konsun.

Ülke futbolu batıyor. Sponsorlar devletten (Spor-Toto, Ziraat, PTT vs). Stadyumları devlet yapıyor.

Peki kulüpler, özellikle Anadolu kulüpleri borç dışında ne yapıyor ? Oyuncu yetiştirmiyor, tesisleşmiyor. Devlet, belediye ve TFF desteği olmasa kapıya kilit vuracaklar. Yapı değişmeli. Birileri endişe duymalı.

Ülke futbolu batıyor. Kimsenin umurunda değil.

Tüm bunları düzeltmek için ömrünü adamış Gündüz Tekin Onay’ı kaybedeli tam 6 yıl oldu. 6 yıldır 'Endişe eden' biri çıkmadı.

Tek umudumuz kaldı. Fatih Terim...

DİĞER YENİ YAZILAR