BAKMAYIN 0-0 bittiğine.. Belçika-ABD maçı harika bir mücadele oldu. Yüksek tempo, hız, heyecan ve kalite vardı.
HATTA uzatmadaki 30 dakika, 82 Dünya Kupasındaki Almanya-Fransa maçından beri en iyi uzatmalar idi.
BELÇİKA, çok önemli fırsatlar yakalamasına rağmen kalesinde bir ”superman” gibi oynayan Tim Howard'ı geçemedi. 35'lik delikanlı takımının direncine direnç kattı; 3 direğin arasında adeta bir duvar ördü.
BELÇİKA 90 dakika boyunca kaçırdı da 90+2'de ABD'nin kaçırdığı gol maçtaki en net gol fırsatıydı.
ABD, Wondolowski ile sadece inanılmaz bir golü değil aynı zamanda çeyrek finali de kaçırmış oldu.
ABD, yardımlaşma ve fizik kalitenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyarken Belçika ise yeteneğini ve hızı sergiledi. Uzatmalarda ise aradıkları golleri buldular.
4 stoperden kurulu savunma hattı ile turnuvada sadece 1 gol yiyen Belçika, (o da penaltıdan) Arjantin'i eleyebilir. Son yıllarda Avrupa'da en pahalı bazı transferlere imza atan Belçika'nın kalitesi ve yıldızları Arjantin'den veya diğer takımlardan pek de aşağı değil. Zaten İspanya, İtalya,Portekiz, İngiltere gibi takımların erken eve dönmesi ile de Belçika'nın yarı finale kalması hiç sürpriz değil.
ABD'YE SAYGI DUYULMALI
BELÇİKA'NIN tüm oyuncuları -kalecisinden orta sahasına forvetine ve yedeklerine kadar- Avrupa'nın en gözde kulüplerinde oynuyor ve kendileri ile ilgili tek soru işareti 'deneyim'idi. Grupta aldıkları 9 puan ve ABD karşısındaki tur onlara ihtiyaçları olan özgüveni fazlasıyla getirdi.
ABD'de ise Bradley'nin liderliğinde Jones'un asistanlığında büyük bir mücadele ortaya koydu.
Bu maçın ardından söylenecek 2 şey var:
1- Messi süper oynamazsa bu Belçika, Arjantin'i geçebilir.
2- ABD büyük saygı duyulması gereken ve örnek alınması gereken bir ekip.
NOT: Beşiktaş, Pogba, Schweinsteiger, Yaya Toure gibi oyuncular alamayacağına göre bu Jones'u kadrosunda tutmalı.
"Messi süper oynamazsa bu Belçika, Arjantin'i geçebilir."

