Ligin şu ana kadar en tempolu, mücadeleci dinamik ilk 45 dakikasını izledik. Daum anlaşılan Türkiye’deki uyuşuk futbolu unutmuş! Agresif önde baskı yapan ve hücumda hareketli oynamaya çalışan bir Bursaspor vardı. G.Saray da bu mücadeleye aynı şekilde cevap verdi ancak sarı-kırmızılıların bir çok atağı orta alanda başlamadan kesildi.
Devrenin sonlarına doğru yüksek tempo oynamaya çalışan Bursaspor’da baskının seviyesi azalınca G.Saray yavaş yavaş etkili olmaya başladı. 44’te gelen gol bitiriş bakımından bir Burak Yılmaz klasiği oldu. Ancak Hamit ‘nihayet’ kendisinden bekleneni yaptı ve golü hazırlayan isim oldu.
Felipe Melo orta alanda bir kale gibi.. Defansif olarak o kadar önemli işler yapıyor ki, doğru pozisyon alarak top kazanıyor ve iyi kullanıyor. Brezilyalı hiç tartışmasız ligde mevkisinin en iyi oyuncusu. Chedjou da geldiği günden bu yana en olumlu performansını ortaya koydu.
İlk yarıdaki yüksek tempolu, rakibi tehdit eden Bursaspor olmamasına rağmen Fatih Terim, 1-0’ı sağlama alma düşüncesi ile Drogba’yı çıkarıp tek forvete indi ve orta alanı 5’ledi. Halbuki çıkması gereken oyuncu Sneijder idi. Çünkü G.Saray, Drogba çıktıktan sonra ileride topu hiç tutamadı ve Bursaspor hücumlarına davetiye çıkardı. Fatih Terim öne çıkacak Bursa savunmasının arkasına Burak’ı sarkıtma düşüncesiyle onu besleme ihtimalini göz önünde tutarak Hollandalıyı oyunda tuttu ama bu plan işe yaramadı.
1 PUAN İYİ
G.Saray sahaya iyi yayılıyor ancak hücumda çoğalma sıkıntıları yaşıyor. Sarı-kırmızılıların 78 dakika tek korner bile atmaması da ofansif eksikliğin bir göstergesi.
Hücumdaki üretkenliğin bu kadar az olduğu bir maçta alınan 1 puan G.Saray için iyi. Öne doğru tempolu oynamak isteyen Bursaspor ise gelecek için ışık verdi.
Cimbom hücumda hiç yoktu
Haberin Devamı

