G.Saray, Madrid’de oynayabileceğinin en iyisini oynadı. Güçlü rakibi karşısında kendi oyununu ortaya koymaya çalıştı. İlk yarıda 2 net pozisyon yakaladı. Girişimlerde bulundu. Real Madrid hızlı oynamaya programlanmış bir takım. Orta alandan rakip kaleye çok büyük bir hızla inebiliyorlar.
Aradaki hız ve çabukluk farkı yetenekle de birleşince bazı şeylerin önüne geçmek çok zor.
Drogba eski gücünde olmasa da saha içinde aldığı sorumluluk ile bu seviyede en çok iş yapan oyuncu oldu. Çok şey beklediğimiz Burak silik kaldı.
SneIjder ise fizik olarak bu seviyenin çok gerisinde. Dün gece bu net bir şekilde görüldü.
1 GOL ATABİLSEYDİK...
Mourinho kendi takımının hızlı çıkış silahını G.Saray’ın açık alandaki savunma zaafiyeti ile birleştirmek amacıyla temsilcimizin topu kullanmasına izin verdi ve geniş alanda gol aradı. Ancak özellikle Dany’nin atletik yetenekleri ve kritik müdahaleleri tehlikeleri büyümeden önledi. Topa sahip olarak oynama stratejisi ise genel anlamda yanlış değildi.
Ronaldo gibi bir süper yıldızın sadece 1 gol pozisyonuna girmesi de bu durumun göstergesi. İkinci yarıda Gökhan’ı oyuna alarak savunmada 3’lüye dönen Terim açık alandaki tehlikenin önüne geçmeyi başardı.
Ancak üçüncü gol duran toptan geldi. Son bölümdeki yorgunluk belirtilerine rağmen savunmada ayakta kalmaya çalışan G.Saray çok etkili olmasa da ihtiyacı olan gol için zaman zaman hücumlar da yaptı.
1 GOL ATABİLSEYDİK...
Rövanşta Dany’nin oynamayacak olması Real Madrid’in hızlı hücumları karşısında işimizi güçleştirecek. İlk gol haricinde sahneye çıkmayan Mesut ve Ronaldo’nun durgun oyunları da bizim açımızdan bir şanstı.
Eksik olan ilk yarıdaki oyunun karşılığındaki goldü. 1 gol bulabilsek tur için az da olsa umutlanabilirdik. Ama her şeye rağmen G.Saray, dünya devi Real Madrid karşısında futbol oynayabildiğini gösterdi ve sahadan başı dik ayrıldı.
Canın sağolsun Cimbom...
Haberin Devamı

