Kazanmak bir alışkanlıktır. Bu alışkanlık büyük bir özgüveni de beraberinde getirir. Lige mağlubiyetle başlayan F.Bahçe’nin oynadığı 13 maçtan 11’ini kazanmasının en önemli nedenlerinden biri de bu.. Çok görkemli bir futbol oynamasa da, yenik duruma da düşse kazanmak önemli bir hadise..
Ersun Yanal’ın hiçbir maçta beraberliğe razı görünmemesi, galibiyete yönelik değişiklikler yapması bunda etken...
F.Bahçe çok durgun başladığı maçta 1-0 yenik duruma düştü ve rakibine net fırsatlar verdi. İlk 20 dakika Rize büyük bir enerji ortaya koydu ve önde baskı yaptı. “Bu oyunu acaba ne kadar sürdürebilir acaba?” diye düşünürken devrenin sonlarına doğru atak üstünlüğünü artıran F.Bahçe, 45+2’de Cristian Baroni ile mükemmel bir frikik golü attı ve soyunma odasına 1-1 ile girerek moral kazandı.
MEIRELES’SİZ DAHA İYİ
Meireles'in oynamadığı haftalarda çıkış yakalayan ve oyununu daha iyiye götüren F.Bahçe, ne zaman ki Meireles döndü; uzun bir aradan sonra geçen hafta puan kaybetti. Cristian hem attığı golü hem de pas kalitesi ile Portekizli’ye oranla hücum gücü daha yüksek bir oyuncu. Zaten bu durum istatistiklere de yansıyor.
F.Bahçe’de Cristian dışında defansif olarak M.Topal iyiydi, onun dışında olumlu anlamda sırıtan yoktu. Ama takımın kazanma mantalitesi ortaya bütünlük ve pozitif bir tablo koyuyor. Diğer takımlarda bu özgüven yok. Fark, oyuncu kalitesinden ziyade burada. Emenike kötü pasları, kaçırdığı goller ve bazen de topla taca çıkarak saç baş yoldurttu.
2. yarıda hem fizik, hem de oyun olarak adeta eriyen Rize, Kweuke sakatlandıktan sonra hiç hücum yapamazken; Rıza Çalımbay’ın takımı değişiklik yaptıkça kötüye gitti. Yanal baktı ki, Rize tehdit edemiyor, 4. forvet Webo’yu soktu ve maçı duran topla da olsa kazandı. Hakem Yunus Yıldırım için kolay bir maçtı. Sarı kartlı Caner, elle oynadığı pozisyonda 2. sarıdan atılmadığı için bir kez daha çok şanslıydı.
Alışkanlık
Haberin Devamı

