Mucizeyi gerçekleştiremedik. Hollanda kabul etmek gerekir ki bizden daha güçlü bir takım. Bu seviyede üst düzey takımlar karşısında bana göre 4-4-2 oynamak büyük bir yanlış. Çünkü rakip sahayı daha iyi parselleyebiliyor. 8. dakikada yediğimiz gol, bizi paniğe sevketti. Volkan Demirel gibi bir kalecinin yememesi gereken bir goldü. Maalesef bu Dünya Kupası elemelerinde Macaristan, Romanya yenilgilerinde bireysel hatalar yapan Volkan, dün akşam da 1-0 yedik yenik duruma düşmemizde bariz kusurluydu.
Hollanda gibi bir takıma karşı yenik duruma düştükten sonra maçı çevirmek kolay değil. 20. dakikadan sonra istediklerimizi yapmaya başladık. İstediğimiz baskıyı oluşturduk, pozisyonlar da bulduk. Devrede soyunma odasına gidersek 1-1’i bulabilmiş olsak her şey değişebilirdi. 2. yarının başında Sneijder’den yediğimiz gol umutlarımızı tüketirken, hem seyirci hem de sahadaki oyuncular demoralize oldu.
Gökhan Töre, oyuna girdikten sonra belli bir bölümde etkili işler yaptı. Acaba onunla başlanamaz mıydı? 20 ile 45 arasındaki baskılı oyunda sanki o tip bir oyuncuya ihtiyacımız var gibiydi.
YİNE TV BAŞINDAYIZ
2010 ve 2012’den sonra 2014’ü de televizyondan izleyecek olmamız bizim gibi bir futbol ülkesi için acı. Grubu 4. sırada bitirdik ve çok başarısız olduk. Daha da üzücü olan bizden daha kaliteli olmayan Romanya’nın play-off oynayacak olması. Ve hatta grubu Macaristan’ın bile arkasında bitirmemiz.
Heyecanı son maça kadar taşıyan Fatih Terim’in bundan daha fazlasını yapmasını beklemek iyimserlik olurdu. Burak Yılmaz’ın oyundan çıkarken yuhalanması ise son derece anlamsızdı. Burak böyle bir oyuncu. Pozisyon kaçırıp, gol atmadığı zaman bir yıldızlık oynuyor.
Milli Takım’da Arda Turan, kendi çizgisinin altındaydı. Selçuk İnan da son dönemlerin en kötü maçlarından birini çıkarttı. Yine de canları sağolsun diyelim.
1-1’i bulsak iş değişirdi
Haberin Devamı

