Zor karar

Durum netleşti: Amerika Irak savaşında Türkiye'den hayal ettiği tam desteği alamayacak. Amerika'nın dediği şuydu: BM denetçilerinin raporu nasılsa olumsuz çıkacak. Güvenlik Konseyi de yaptırım kararı alacak...

Haberin Devamı

Durum netleşti: Amerika Irak savaşında Türkiye'den hayal ettiği tam desteği alamayacak.
Amerika'nın dediği şuydu: BM denetçilerinin raporu nasılsa olumsuz çıkacak. Güvenlik Konseyi de yaptırım kararı alacak. Savaş kaçınılmaz olacağına göre Türkiye kararını hemen vermelidir.
Baskının bunaltıcı bir hal aldığı biliniyordu.
Dün gazetelerin genel yayın yönetmenlerini kabul eden Başbakan Gül, Washington'a da cevap niteliği taşıyan şu ifadeyi kullandı:
"Burası emirlik, krallık değil!"
Tercümesi şudur:
Türkiye demokratik hukuk devletidir. Halkın eğilimini dikkate almak zorundayız. Ezici çoğunluğu, değil savaşa, Türkiye'deki üslerin Amerikan uçaklarına açılmasına bile karşı..
Anayasa da (madde 92) "Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silâhlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Büyük Millet Meclisi'nindir" diyor.

Tam destek yok
Peki hükümet bu yetkiyi kullanmasını meclisten ne zaman talep edecek?
Bunun için acele etmeyecek.
Güvenlik Konseyi kararının çıkmasına kadar bekleyecek. Yani en az Ocak sonu..
O durumda bile en çok hava sahasını açacak, üslerin kullanılmasına izin verecek, fakat haklı olarak 80 bin gibi yüksek sayılarla ifade edilen yabancı askerlerin ülkede konuşlanmasını kabul etmeyecek.
Ama güvenlik çıkarları ile ilgili kaygılar bile Türkiye'yi bu savaşa mahkum ediyor:
Büyük göçü sınırlarımıza dayanmadan durdurmak, Kürtler'in Kerkük ve Musul'a girme teşebbüsleri olursa bunu önlemek ve Türkmenlerin güvenliğini sağlamak zorundayız..

Çıkar ve moral
Meclisteki havanın döndüğü görülüyor. ABD taleplerine direnmek, daha çok pazarlık gücümüzü arttırma arzusuna dayanıyordu düne kadar. Oysa meselenin moral yönü öne çıkmaya başladı.
Özellikle meclisteki AKP grubu Irak halkına mazlum ve mağdur olarak bakıyor. Ama şu da bir gerçek: Bu trajik tablonun suçlusu Saddam'dır. Nitekim Başbakan Gül de dün Saddam'ın halkına zulmeden bir diktatör olduğunu söyledi.
Saddam'ı tasfiye etmeyi hedefleyen bir savaşın dışında kalmak, mazlum ve mağdur Irak halkını korumak mı olacak?
Türkiye'ye savaş sonrasının galipler masasında yer alma hakkını kaybettirecek bir politikanın taşınamaz tarihi sorumlulukları olmayacak mı?
Bereket bunları konuşacak zaman var önümüzde..

DİĞER YENİ YAZILAR