Zor görev bize düştü!

Haberin Devamı

Dünya, tarihin en eşitsiz esir değişimine tanıklık etti dün.

İsrail, Hamas’ın 5 yıldır esir tuttuğu askeri Gilad Şalit’e özgürlüğünü kazandırmak için 1027 Filistinli tutuklu ve hükümlüyü serbest bırakmaya başladı.

İki taraf da “iyi iş” yaptıklarını düşünerek başarılarını kutluyorlar!

Gerçekleşen takas, insanları kelle hesabıyla sayan bir “âlem”i o değerler sistemini geride bırakmış bir toplumla karşı karşıya getiriyor.

Hamas kendi hesabına göre “büyük ikramiye” kazanmıştır.

Çünkü “dava” bine yakın bilenmiş savaşçıyı yeniden saflarına katacaktır.

Öte yanda İsrail daha ince hesapların takipçisi olmuştur.

Mesela bazı Orta Doğu uzmanları, bu anlaşmanın dikkatleri Arap Baharı’ndan Filistin meselesine yeniden çevireceğini, bunun da Hamas’ın kazancı olacağını söylüyorlar.

Öte yanda İsrail’in iki hedef gözettiğini düşünüyorlar:

1. BM başvurusundan sonra Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın konumu güçlenmişti. Takas anlaşması şimdi Hamas’a yarayacağı için bu örgütle El Fetih’in birleşerek İsrail’in karşısında bütünlük kazanması geciktirilecektir.

2. Arabuluculuk rolünün Mısır’a itibar kazandıracağı hesaplanmıştır. Bunun yararı devrimden sonra Mısır’da yükselecek İsrail karşıtlığını kontrol etmek, ayrıca Türkiye’nin artan etkinliğini Mısır’la dengelemek olacaktır.

Anlaşmanın bize çıkardığı fatura, 10 tutuklunun Türkiye’ye gönderilecek olmasıdır.

Bırakılan Filistinli mahkûmlar içinde en üst düzeylisi olan Kassam Tugayları’nın kurucusu ve lideri Zekeriya Velid’in Türkiye’ye gönderilmesi, dertli başımıza yeni bir dert açabilir.

Dileriz ki Çeçen direnişçilerin varlığı nedeniyle yaşadığımız kötü tecrübelerin başka bir versiyonunu bu olay nedeniyle yaşamaya mahkûm olmayız.

Çünkü gizli servislerin av sahası olmak, terörle savaşan bir ülke için katlanılması imkânsız bir risktir.

Türkiye’nin bölgedeki önemini ve rolünü artırması kötü değildir ama maliyetlidir. Duracağımız yeri iyi bilmektir mesele.

İlgimizin sebebi Hamas değil Filistin olmalı.

Eğer Batı bizi “Arap dünyasına yakın bir Orta Doğu ülkesi” olarak görmeye başlarsa çok şeyi kaybederiz!

***


Ellerinde yine bebek kanı

Terör örgütü, seri katil disiplini içinde cinayetlerine devam ediyor.

Dün Bitlis’in Güroymak ilçesinde köprü menfezine yerleştirdikleri güçlü patlayıcıyı ateşleyen PKK’lı teröristler, hedef aldıkları zırhlı araçtaki 5 polisi öldürdüler.

O arada bir sivil araç da tahrip oldu, içindeki üç sivil vatandaş hayatını kaybetti. Ölenlerden biri 2 yaşında bir kız çocuğu idi.

Kandil’de oturan örgütbaşının Kürt sorununa çözüm aramak için çeşitli zeminlerde harcanan çabaları sabote etmek gibi bir amaç peşinde koştuğundan ciddi olarak şüphe etmek gerekiyor.

Hiçbir gelişme PKK’nın cinayetlerini durdurmaya yetmiyor.

Geçen hafta kendisini ziyaret eden kardeşi vasıtasıyla Öcalan’ın Kandil’e mesajlar gönderdiği duyurulmuştu.

O bile işe yaramıyor.

Çünkü PKK hiçbir nedenle devletin müzakereyi sürdürmekten vazgeçmeyeceğini biliyor.

Ve masaya otururken elleri ne kadar kanlı olursa istediğini almakta o kadar güçlü olacağını sanıyor.

BDP bari bu konuda Kandil’i ikna edemeyecekse ne işe yaradığını söyleyebilir mi?

DİĞER YENİ YAZILAR