Zengin ülkenin fakir bekçileri

Cennet kıyılarımızın vaat ettiği zenginliği, halkının refahı için kullanmayı ne zaman akıl edeceğiz? Harika iklim, temiz denizler, doğal gıdalar, en eski medeniyetlerin mirasını taşıyan açık hava müzesi gibi topraklar..

Haberin Devamı

Cennet kıyılarımızın vaat ettiği zenginliği, halkının refahı için kullanmayı ne zaman akıl edeceğiz? Harika iklim, temiz denizler, doğal gıdalar, en eski medeniyetlerin mirasını taşıyan açık hava müzesi gibi topraklar..

Yılda 50 milyar dolarlık turizm gelirini çoktan aşmamız gerekirdi. Ama "kanaat bakkaliyesi" zihniyeti ve yasakçı devletin ufuksuzluğu bizi varlık içinde yokluğa mahkûm yaşatıyor.

Türk halkının AB üyeliğini kurtuluş gibi beklemesi, zincirlerini kıracak sihrin AB ile gerçekleşeceği umuduna dayanıyor.

AB üyeliği şimdiye kadar öngörülmeyen birçok gelir kapısını açabilir ve Türkiye'nin en büyük sermayesi olan turizm alanında patlama yaratabilir.

Avrupa bu gerçeği bizden önce gördü. Tatil ülkelerinde mülk satın almak isteyen yabancıların kıyı kentlerimize ilgisi her gün artıyor.

İngiliz İndependent gazetesi dün internet sitesinde "AB üyesi olma yönünde yürüyen Türkiye'de gayrimenkul almanın akıllıca bir yatırım" olacağını yazıyordu.

Zenginlik projesi
Geçen yıl "Üçüncü Yaş Turizmi"ne dayalı parlak bir proje önerisi VATAN'da haber olmuştu. Avrupa'da yüksek gelirli emekliler, sıcak ülkelerde uzun tatiller yaşayabildikleri mülkler arıyorlar, alıyorlar. İspanya'da 4 milyon, İtalya'da 3 milyon, Fransa'da bir milyon yabancılara satılmış apartman daireleri mevcut.

Türkiye, 2 milyon apartman dairesi yatırımı için kıyılarımızda yeni yerleşim bölgeleri planlayabilir. İhaleler, yabancı alıcılara güven vermek ve satış kolaylığı sağlamak amacıyla yabancı şirketlerin katılımına açık tutulabilir.

Bakın neler kazanabiliriz: Önerilen projede yabancı şirketler araziye peşin ödeme yapmıyor. Müteahhit firma satacağı her dairenin yüzde 15'ini arsa payı olarak devlete ödeyecektir. Bu, hazineye 30 milyar dolar gelir demektir.

İki milyon apartman dairesi bedelinin yansı malzeme ve işçilik bedeli olarak Türkiye'de kalacaktır. Bu da 80 90 milyar dolar eder.

Her yerde o kafa
Hepsi bu değil.. Mülk sahibi turistlerin ülkedeki kalış süreleri yılın 5-6 ayını kapsıyor. Ortalama 500 dolar harcasalar, her yıl düzenli 1515 milyar dolar demektir.

Bu organizasyonun işsizlik sorununun çözümüne sağlayacağı faydayı da ekleyin ve kaybedilen her yılın arkasından ağlayın..

Öneri Türkiye'nin büyük bir turizm organizasyonunun başındaki Erdal Danyal'dan gelmişti.

Independent'ın yayını üzerine geçen yıl bu haberi verirken duyduğumuz heyecanı hatırladım. Dün kendisini aradığımda, Danyal'dan tahmin erliğim cevabı aldım:

Ne siyasetçi, ne bürokrat; Turizm Bakanlığı'ndan bir Allah'ın kulu çıkıp da "Ne diyorsun sen?" diye sormamış, ilgilenmemiş..

Zengin kaynakların fakir bekçileri olmaktan kendi aklı ile kurtulamayan Türkiye, üstünde oturduğu hazineyi inşallah AB sayesinde keşfedecek!

DİĞER YENİ YAZILAR