Zehirli şüphe

Alkış alacağını umduğu adımların tepki görmesi AKP iktidarını şaşırtıyor. Meselâ gözaltındaki kadın sanıkların kadın doktor tarafından muayene edilmesi önerisini kadın hakları savunucuları destekleyebilirdi ama öyle olmadı

Haberin Devamı

Alkış alacağını umduğu adımların tepki görmesi AKP iktidarını şaşırtıyor. Meselâ gözaltındaki kadın sanıkların kadın doktor tarafından muayene edilmesi önerisini kadın hakları savunucuları destekleyebilirdi ama öyle olmadı.

Keza, İslâm Özel Sektörünü Geliştirme Kurumu'na (ICD) katılma hamlesi de düşük yoğunluklu kıyamet havası yarattı.

İslâm Konferansı üyesi ve İslâm Kalkınma Bankası ortağı Türkiye, bu kuruluşların imkânlarından neden yararlanmasın?

Laik rejim, bütün dünyanın kullandığı İslâmi sermayeyi boykot etmeye ve yüksek faizli Batı kredilerine tutsak olmaya bizi mahkûm mu ediyor?

Batılı kurumlarla yapılan anlaşmalar ihtilâf hallerinde başvurulacak özel hakemi önceden tesbit edebiliyor. Kredi veren İslâmi bir kuruluş da böyle durumlarda gidilecek hakemin kendi gösterdiği bir "Şeriat Komitesi" olacağını şart koşuyorsa bu neden bizi korkutsun?

Özeleştiri vakti..
Aslında iki olayın da rejim güvenliği ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Biri insan haklan ile ilgili açılımdır, öteki dış kredide seçenekleri çoğaltan yeni bir imkân.

En azından öcüler üretmeden sakin sakin irdelenecek önerilerdir.

Ama öyle olmadı. AKP, "devlet düzeninin kısmen de olsa din kurallarına dayandırılamayacağını" söyleyen Anayasa hükmünü çiğnemeye hazırlandığı suçlamalan ile karşı karşıya kaldı.

İktidar zehirli bir şüphenin sürekli hedef tahtasındadır. AKP buna sürgit razı mı olacak? Olmamalı ve güvensizliği hak edip etmediğini artık dürüstçe sorgulamalıdır.

Buna biraz katkıda bulunalım...

Ektiğini biçmek..
Her söyleminde din, iman bulunan Başbakan, iftar yemeklerine gitmeyen milletvekillerini payladı.

İftar siyasi faaliyet mi oldu?

AKP milletvekillerine dağıtılan bir ankette "Cumhuriyete gerek yok, demokrasi yeterlidir" ve "Laikliğin her türüne karşıyım" cevap seçenekleri yer aldı.

Laik cumhuriyete bağlılık yeminlerinin miadı mı doldu?

Kamu kuruluşlanna gönderilen bir genelge, İslâm ve terör sözcüklerinin bir arada kullanılmasını yasak ediyor. Irak'taki cellâtlar Müslümanları bile boğazlarken İslâmi terör olgusunu yok saymak hangi zihniyete yaranma çabasıdır?

Son zina hamlesini, imam hatip ve türban takıntısını saymıyoruz.

Ama "laikliğin yerini daha Müslüman bir yapıya bırakması gerektiği" görüşünü koruduğunu söyleyen kişinin halâ Başbakanlık Müsteşarı koltuğunda oturmaya devam ettiğini unutamayız.

İktidar, hızını sınırlayan şüphe ve güvensizliğin sebebini dışarda, başkalarında aramasın.

Ne ektiyse onu biçiyor!

DİĞER YENİ YAZILAR