Mason Derneği'ne saldıran iki intihar bombacısından birinin İGDAŞ çalışanı olduğu belirlendi. Bu arada teröristlerin baskın sırasında kullandıkları tabancanın daha önce terör eyleminde kullanılmış bir silah olduğu tespit edildi.
Diş hekimi Yasef Yahya da yedi ay önce Şişli'deki muayenehanesinde aynı tabanca ile öldürülmüş! Bu tespitler, kamu görevi yapan kadrolara eleman alırken yapılan güvenlik soruşturmasının önemini ortaya koyuyor.
Teröre hayatını adayacak kadar sapmış biri acaba bu süzgeçten nasıl geçebildi? Devlet kadrolarında, belediyelerde, İGDAŞ gibi kuruluşlarda ona benzer başka kişiler var mı? Hepimizin tüylerini ürpertecek bir soru da şudur:
"Böyle bir tecrübeden sonra doğalgaz, elektrik ve su sayaçlarını okumak için gelenlere evimizin kapısını nasıl açacağız?" Terör gerçeği, iktidar sorumluluğunu iki tarafı keskin kılıca çevirdi. İktidarların kendi kadrolarını oluşturma ve yandaşlarını devlete doldurma alışkanlığı müzmin bir hastalıktır bizde.
Bu hastalığın pençesindeki siyasiler devlete eleman alırken başvuranın yeteneğine bakmaz, kimliğine bakar. Şimdi geçerli olan vize türban ve sakaldır. İktidar bir yılda "açıktan atama" yoluyla kamuya 35 bin personel aldı. Bu yıl 40 bin kişi daha alacak. Mason Derneği'ni basan intihar eylemcilerinden birinin İGDAŞ çalışanı olması, dileriz AKP iktidarının aklını başına getirmiştir.
Çünkü işe almada siyasi çıkar amaçlı kayırmaların faturası bir şekilde kendisine dönecektir. 28 Mart'ta sandığa gidecek olanların oy verirken bu olaydan etkilenmemesi düşünülemez.
Al birini, vur ötekine!
Siyasi haya duygusunu belirleyen çıtayı aşmak konusunda her gün yeni rekorlara tanık oluyoruz. Son rekoru İzmir'de Maliye Bakanı kırdı. "AKP adayını seçerseniz Maliye Bakanı memnun olur. Maliye Bakanı'nı mennun etmek ne anlama gelir, anlamışsmızdır!" dedi.
"Adaletinizi seveyim" diye şakaya alınıp geçiştirilecek bir söz değil, planlı bir suçun peşin itirafıdır bu.. AKP değişim partisi ve adil bir alternatif iddiasıyla ortaya çıktı. Fakat Maliye Bakanı bu itirafı ile geçmişte aynı günahı işlemiş "yağlı kara" iktidarların kopyası olduklarını ilân etmiş oldu. Bakalım İzmir bu şantaja pabuç bırakacak mı?
Zehirli şüphe
Mason Derneği'ne saldıran iki intihar bombacısından birinin İGDAŞ çalışanı olduğu belirlendi. Bu arada teröristlerin baskın sırasında kullandıkları tabancanın daha önce terör eyleminde kullanılmış bir silah olduğu tespit edildi
Haberin Devamı

